Nihayet bitirebildiğim kitap
6/10
·288 syf.··
2026 6. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:45
Dünyadaki önemli tarihsel olaylar üzerine yazılmış bir eser olduğu için kitabı okumaya başladım . 14 olaydan bahsedilmiş. Olaylar ele alınıp bilgi verilip gidilecek sanmayin. Olaylar derin bir şekilde, hikayeleştirmelerle vs. aşırı şekilde uzatılmış ve okuması keyifsiz hâle gelmiş. Örneğin Pasifik okyanusunun keşfi anlatılırken gereksiz onlarca kişi , yer , ülkelerin tutumu, psikolojik tahillerle aşırı uzamış. İstanbul'un fethi bölümü daha bilindik olduğu için diğer bölümlere kıyasla daha keyifli ancak Bizans yanlısı olarak ele alınmış. Kısacası tarih öğrenmek, tarihsel olayları incelemek , bilgi edinebilmek için yetersiz bir kitaptır .
İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği AnlarStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,8bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 17. kitabı
Mücella Nazan Bekiroğlu’nun büyüleyici kalemiyle nihayet tanıştım ve açıkçası üzerimdeki etkisini uzun süre atamayacağım, yüreğime dokunan bir kitap oldu. Elime aldığım andan itibaren sayfalar su gibi aktı; hikayenin içine öyle bir çekildim ki bırakmak imkansız geldi ve çok kısa bir sürede bitiverdi. Ama bitmesine rağmen içimde bıraktığı o hüzünlü hava kolay kolay geçmeyecek gibi... ​Kitabı okurken zamanı geriye sarmak, hikayenin tam kalbine girip Mücella’ya kol kanat germek istedim. Ona sımsıkı sarılmayı, elimi uzatıp onu o sıkışmış yalnızlığından çekip çıkarmayı o kadar çok arzuladım ki... Babasız büyüyen bir kız çocuğunun annesiyle geçen ömrünü okurken, annesi Neyyire Hanım’a fazlasıyla kızdım. Söylesene Neyyire Hanım; "kızını korumaya çalışırken" ona yaşattığın onca şey, kurduğun o katı baskı gerçekten değdi mi? Eğer bu kadar baskıcı olmasaydın, Mücella belki de kendine bambaşka, çok daha mutlu bir hayat sunabilecekti. Bu hikayenin böyle yarım kalmasının en büyük sebebi kesinlikle sendin... ​Mücella ömrü boyunca etrafındaki herkese dokundu, herkesin hayatını güzelleştirdi. Mahallede ne zaman birinin başı sıkışsa ilk onun kapısını çaldılar, ondan şifa buldular. Ama şimdi dönüp arkama bakıyorum da; Mücella’nın bir derdi, bir tasası olduğunda gidip kapısını çalabileceği, sığınabileceği hiç kimsesi yoktu... İşte bu detay kalbimi en çok kıran şey oldu. ​Kendi mutsuzluğuna ve yalnızlığına rağmen hayatı boyunca diğer kadınlara destek olan, sessiz ama devasa bir mücadelenin hikayesiydi bu. Yazarın o nahif ve şiirsel diliyle birleşince kalbimin en güzel köşesine kuruldu bile. Kesinlikle herkesin ömründe bir kez Mücella'nın elinden tutması gerekiyor. Evet kimler okudu bakalım?
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·1552 syf.··
2026 74. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:20
Alexandre Dumas' ın efsanevi eseri Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)' nu büyük bir merak, heyecan ve keyifle okudum ve nihayet bitti. Bu serüven adeta destansı bir anlatımla bizleri alıp başka başka dünyalara götürüyor. Bu eserde ne yok ki? Aşk var, ihtiras var, hırs var, kalleşlik var, macera var, intikam var, merhamet var, var da var. Neresini nasıl anlatacağımı bilemiyorum. O yüzden fazla uzatmadan KESİNLİKLE OKUNMALI diyorum.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,2bin okunma
Kusursuz Zekanın Gedikleri: Dracula
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:40
Sinema tarihinde Nosferatu'dan bugüne kadar sayısız kez evrilen, popüler kültürün suyunu çıkara çıkara bitiremediği Dracula'yı, yani her şeyin başladığı o asıl metni olduğu gibi konuşmak lazım. Karşımızda yüzyıllardır ayakta kalan devasa bir kale var evet ama bu kalenin de ciddi gedikleri var. Kitabın temposu ara ara öyle bir düşüyor, anlatı o kadar sarkıyor ki, sayfalar boyu bitmek bilmeyen betimlemelerin arasında kayboluyorsunuz. Bram Stoker o dönem ne bulduysa, toprağın renginden sisin yoğunluğuna, ağaçların yaprağından odadaki eşyaların tozuna kadar her şeyi ama her şeyi betimlemiş. Betimlemenin adeta dibine vurmuş, anlatıyı hantallaştırdıkça hantallaştırmış. Eğer kitaptaki bu aşırı, boğucu ve lüzumsuz betimleme yükünü şöyle bir ayıklayıp dışarı çıkarsak, karşımızda çok daha kısa, dinamik ve soluksuz okunacak bir roman kalırdı. Ha, hikaye kötü mü? Asla. Ama bazen insanı gerçekten yoruyor. Kitabın sonu beni genel olarak tatmin etti, yalan yok. Ama itiraf etmeliyim ki içimdeki o karanlık edebi canavar çok daha fazla mücadele, çok daha fazla kan ve vahşet görmek isterdi. Bram Stoker o muazzam gotik atmosferi kurup finali biraz aceleye getirmiş gibi. En azından Lucy hariç, o canavar avcısı kemik kadrodan sarsıcı bir kayıp verilmesini beklerdim. Mesela Jonathan Harker... İşte tam bu noktada Stoker bence yüzyılın ters köşe fırsatını kaçırmış. Kitapta bize sunulan, yüzyılların getirdiği o kusursuz ve muazzam Dracula zekasını düşününce, kontun hamleleri bazen çok sığ kalıyor. Jonathan Harker, Dracula'nın şatosundan kaçtı, evet. Ama neden Mina gibi bir etki altına alınmadı? Eğer Dracula o dehasını kullansaydı, Jonathan'ı zihnen ele geçirip avcı grubunun içine gizli bir ajan, canlı bir bomba gibi salardı. Jonathan içeriden kaleyi fethederken, Dracula'nın en gizli ve ölümcül
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:43
Elena nihayet evindeydi. Tam biraz soluklanacakken kasabaya uğursuz biri geldi. Yine. Kıskançlıktan beslenen bir ruh Elena ve arkadaşlarına musallat oldu. Meredith'in nişanlısı ve parapsikoloji öğrencisi Aleric Saltzman kasabaya döndüğünde işler çığrından çıkacaktı. Elena ve diğerleri birbirine olan kıskançlıklarını yüzlerine söyleylediler ve herkes birbirini daha iyi anlamaya başladı Hem aralarındaki bağlar güçlendi hem de birbirlerini daha iyi anladılar. Özellikle Damon. Damon artık içinde bir kaya taşımıyordu. Buluttan yapılmış gibi hafifte, tabii bu Damon'dı bir güneşli gün bulutu gibi olması da beklenemezdi.
Vampir Günlükleri - Avcılar, Vol.1 FantomL. J. Smith · Artemis Yayıncılık · 2012243 okunma
4 Aptal
7/10
·379 syf.··
2026 25. kitabı
Nihayet yıllar sonra tamamen kitabı bitirebildim . Gurur duyuyorum kendimle. Her bir renk grubunun kendine ait özellikleri bir duruşu var. Bu kitapta insanlar 4 farklı renge ait kategoride bulunuyor. Elbette herkes tek bir rengin özelliğini göstermiyor. Renklerin birleşimi mevcut. Bence en kıymetli tavsiye şuydu : Bir insanı tanımak istiyorsanız onu dinleyin. Bazen bunu atlayabiliyoruz. Ancak en önemli eylemlerden biri. İyi okumalar dilerim.
Etrafım Aptallarla DoluThomas Erikson · Koridor Yayınları · 2021516 okunma