Nihan Özdamar

Mutluluk virüsünü beslemek için teknikler- taktikler
Değişimi, bir yaşam biçimine çevirmelisin. Hayatının kontrolü ve sorumluluğu tamamen sende. Farkında olmadığımız otomatik davranış şekillerimize "alışkanlık" diyoruz. Kısacası mutluluk virüsünün güçlü tutacak alışkanlıklar edinmelisin. 1. Meditasyon 2. Üç Şükür 3. Şikayet Orucu 4. Mutlu Anları paylaş 5. Nabzını Yükselt 6. Bilinçli İyilik 7. Olumlama
Sayfa 181·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
EY MUTLULUK!
İstediğin kadar güçlü ol, hedefini net olarak göremediğinde 12’ den vurma şansın asla yoktur! üAncak burada asıl mesele hangi özlem ve isteklerin hedef olarak belirlendiği.. Mutlu olmak adına başarı y ada maddeye dayalı hadeflerin varsa, hayalini kurduğun mutluluk hiçbir zaman gelmeyecektir. Oradaki olay dopamine hormone ve yaşadığın durum aslında. Bir nevi doyumsuzluk! Başarıya ve maddeye sahip olarak mutlu olmayı hedefleme. Mutluluk, dünyevi kazımlarla sahip olunacak bir ruh hali değil. Yani hedefin yanlışsa mutlu olamazsın.
Sayfa 172·Kitabı okudu
Kara Kutu Etkisinde Mutlu Kariyer**
İşinde mutlu olmayan, hayatında mutlu olamaz. Yani işinde mutlu değilsen, bir bardak soğuk sui ç ve gerçeği kabullen. Hayatın her alanında olduğu gibi bu alanda da mutluluğumuzu % 90 biz yaratırız. Işinde mutsuz olanlara gözlemlediğim ortak özelliklerden biri, aslında o mesleği yapmak istemiyor olmaları. Bugüne kadar sadece zihin, yani mantık ile karar verip, olması gerekeni yapmışlar. Ah şu sorumluluklaR, ZORUNLULUKLAR İŞTE.. Meslek seçimi yaparken mutlu olacakları işi değil, takdir edilecekleri, iyi para kazanacakları ya da devlete kapak atabilecekleri bir iş seçimi yapmak zorunda bırakılmışlar. Yani söyleyeceğim şu: Mesleğimizi veya bizi mesleğimize hazırlayan okullarımızı seçerken ideal ben kavramının yani zihnimizin kölesi olarak hareket ediyoruz. Beğenilmek, sevilmek ve takdir edilmek için.. Aslında farkında olmadan sadece olması gerekeni yapıyor olmak için. Oysa mutlu kariyerin sırrı, işini kalpten yapmaktır.
Sayfa 157·Kitabı okudu
**Kara Kutu Etkisinde Başarılı Kariyer
İçinde yaşadığımız toplum ve ailelerimiz tarafından malesef çoğumuz başarı odaklı büyütüldük. Başarılarımızla bizi sevenleri gururlandırıp bizi daha çok sevmelerini garantilemeyi öğrendik. Başarıyla kendimizi daha değerli hissetmeyi öğrendik. En kötüsü de nu işte!! Azıcık ezik bir yanımız varsa, bu yanımızı başarıyla ve dolayısıyla başarının getirdiği güçle örtbas etmeye çalıştık. Aslında hepsinin altında  ‘’sevilme arzusu’’ yatıyor. İnsanoğlunun en temel ihtiyacı… Malesefbu ihtiyaç, farkında olmadan insanı control ediyor ve başarı odaklı, iş hayatının kölesi olmuş birine dönüştürüyor. Sence böyle birinin mutlu olma ihtimali yüzde ka.ç? Tabii ki çok düşük. İşte kara kutuna kayıtlı yüm bu veriler, farkında olmadan seni de başarı odaklı birine dönüştürmüş olabilir. Bu konuda tek uyarım, mutluluğunu başarına bağlamaman olur ancak.** BEKLENTİN MUTLULUKSA EĞER BİL Kİ: ‘’BAŞARI MUTLULUK GETİRMEZ’’ Önce mutluluk sonra başarı* Mutluluğunu başarılarına bağladıysan, sonucu kesinlikle hüsrandır. Öncelikli hedefin mutluluk olursa, başarı zaten arkasından gelir. Mutluysan, biyolojik olarak beynin daha iyi çalışıyor, daha çbuk öğreniyorsun, geçmişte öğrendiklerini daha çabuk hatırlıyorsun, yaratıcılığın artıyor, pozitif bir ruh halinde olduğun için sorunlara değil, çözümlere odaklanıyorsun, ilişkilerini sağlıklı yönetiyorsun. Saydığım bu yetkinlikler doğal olarak iş hayatında da fark yaratır, performans arttırır.
Sayfa 154·Kitabı okudu
İÇİNDEKİ ÇOCUĞUN ETKİLERİ
Payına düşeni görmek demek; kendini öğrenmen, kendinle yüzleşmen, sende başkalarını zorlayan sivri yanlarının farkında olup bunları törpülemen ya da zayıf yanını güçlendirmen gerektiğini görmek demektir. Başkalarını değil, kendimizi değiştirmeye odaklandığımızda ilişkilerimizi iyileştirebiliriz. ‘’Ama bana yalan söyledi, beni aldattı! Burada benim ne suçum var ki şimdi?’’ diyorsun sanırım. Kimsede suç araama lütfen. Her iki tarafında payına düşen ve kendisi hakkında öğrenmesi gereken bir gerçek var ortada. Önemli olan kendine şu soruyu sorman: ‘’Ben bunu niye yaşıyorum? Bu neden benim başıma geldi?’’ Düşünce- Hayat döngüsünü hatırla. Mutlaka kök sebebi sende olan bir inanç, bu inanca bağlı bir duygu ya da alışkanlık söz konusudr. O kök hücrenin negative frekansı, bu deneyimi hayatına çekmiştir. PAYINA DÜŞENİ BUL VE SEN DEĞİŞ. SEN DEĞİŞ Kİ, DÜNYAN DEĞİŞSİN!**
Sayfa 147·Kitabı okudu