Nihan Özdamar

KARA KUTU& KİLO
" duygusal açlık" diyorlar (hamile değilsen) Yani aslında sen bedenin ihtiyacı olan yemeği değil, duygularını yiyorsun. Aslında herkes sağlıklı beslenmeyi bilir ama bildiği halde yapamaz. Yapamadığı noktada düşünsel ve duygusal nedenler devrededir. Yeme bozukluğu sorununun altında çoğunlukla duygusal açlık yatar. Beslenme şeklimiz doğrudan duygu bankamızda ilgilidir. Yani fazla kilolarımızın sebebi duygu bankamız! Duygu bankamızda yer aldığı halde farkında olmadığımız, dolayısıyla çözümlenememiş olumsuz duygularımız, duygusal yeme krizlerine sebep olur. Dr. Doreen Virture, Constanr Craving adlı kitabında duygusal açlık konusunu " iştahın bilgeliği var" diyerek açıklıyor. Yani iştahımız hangi yiyeceği yersek, bize hangi duyguyu vereceğini çok iyi bilir. Bu yüzden hangi duygunun açlığını çekiyorsak, farkında olmadan, o duygunun açlığını giderecek bir yiyecek yemek istiyoruz. Açıkçası olay karnımızın acıkması ile ilgili değil, ruhumuzun açlığıyla yani duygusal açlıkla ilgili. Her yiyecek, vücutta farklı bir duygunun hissedilmesine sebep olur. İştahın bilgeliği budur!!
Sayfa 127·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KARA LUTU & SAĞLIĞIMIZ
Herşey bir " düşünce" ile başlar. Bir olumsuz düşünce, olumsuz duygulara neden olur. Hele bir de duygularımızı yok sayıp bastırmışsak, sıkıştırılmış enerji gibi etkiler de ortaya çıkar. Sonuç olarak bütün bunlar duygu bankamızda birikir, bedenimizi sarmalar ve her yerde bizimle var olur. Yıllar içinde keskin sirke küpüne zarar vermesi gibi, duygularımız da içe doğru yani bedenimizde keskin etkilere yol açar. Ve hastalıklar patlak verir. Sağlığımızı kaybederiz. "Eğer doğuştan gelmiyorsa tüm hastalıkların sebebi düşünsel ve duygusal sebeplerden dolayı dır". Peki madem durum bu, o halde hastalar neden kendilerini hasta ettikleri nin sorumluluğunu üstlenmekte zorlanıyor dersin? Çünkü hiç kimse kendinin suçlu olduğunu kabul etmek istemiyor. Ayrıca insanın kendiyle yüzleşmesi de korkutucu geliyor. Oysa belli ki bastırdığı ve farkında olmadığı olumsuz bir düşüncesinden ve duygusundan dolayı rahatsızlıklarını var etti. Bütün bunların farkında olsaydı zaten çoktan iyileşme sürecine girerdi. Farkında olmadığı için keskin sirke misali bedenini hasta etti. Neyse ki işin güzel tarafı şu: Madem kendi kendini hasta edebilecek güce sahipsin, o halde aynı güçle kendini iyilestirebilirsin de... Kanser, insanın uzun yıllar boyunca bastırdığı derin öfkenin bedendeki ifadesiydi. Sanada önerim bu. Kişisel gelişim ya da psikoloji dünyasından kiminle çalışırsan çalış lütfen "olmak" yolundan geçip geçmediklerini sorgula. Çünkü farkı yaratanlar kendi üzerinde çalışmış olanlar ve hala çalışmaya devam edenlerdir.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Negatif Duygular Nasıl İyileştirilir?
Öncelikle llumsuz duygularımızı fark etmeli ve kabullenmeliyi,. Sonrasında birçok kişisel gelişim tekniğiyle olumsuz duygularımızı ifade etmeli ve serbest bırakmalıyız. Özetlersek: 1. Fark et. 2. Kabul et. 3. İfade et. 4. Serbest bırak. Seni sabote eden olumsuz duygularını iyileştirme şansın var. Olumsuz duygularını temizlemezseb sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın. Ne demişler. "Kesin sirke küpüne zarar..." Keskin sirkeden kastım duyguların, küpse bedenin... Ne yazık ki olumsuz duygularımızın bedenimize etkileri gayet yıkıcı. Hepimize birtakım hastalıklar olarak geri dönüyorlar. 3 soyut elemen bedenimizfe somut hangi organlara tekabül ediyor: Ruh- Öz= Kalp Zihin= Beyin Duygu Bankası= Auranın Dış Çevresi
Sayfa 106·Kitabı okudu
Öfke Butonları
Çözüm: Öfkeyi serbest bırakmak! Öfkeni yönetmek istiyorssan önce öfke butonlarının varlığınö kabul edeceksin. Sonra öfkeni serbest bırakacaksın. Elbette kendi kendine yapacaksın bunu. Öfkelendiğin kişiye ya da olaya karşilı değil.. Öfkeni serbest bırakamadığın süreç boyunca kimseninn butonlarına basmasına izin verme. Sınır koymayı, hayır demeyi öğren. Butonlarını koruma altına almalısın. Aksi halde bedelini yine sen ödersin. Suçluluk girdabı: Kendini suçlu hisseden, kendine ceza verir. Ve insan bu girdabın içinde boğulup gider. Tek çözümü var: AFFETMEK! Kendini de, başlakarını da...
Sayfa 105·Kitabı okudu
Duygu bankası hayatı nasıl etkiler?
Mutlu olabilmek için olumsuz duygu kayıtlarını silmemiz ve yerine bizi kendimizi iyi hissetyiren kayitlar koymamız gerekir.
Sayfa 104·Kitabı okudu