Kişi kendisinin olmayan sorunların/ duyguların sorumluluğunu üstleniyor ya da bir başkasından kendi sorunlarının/ duygularının sorumluluğunu almasını istiyor.
Genellikle her şeyi kendilerine hak gören insanlar ilişkilerinde şu iki tuzaktan birine düşerler. Ya sorunları için başkalarının sorumluluk almasını beklerler. Ya da başkalarının sorunlarının sorumluluğunu fazlası ile üstlenirler. Bu kişiler, diğer her şey gibi, ilişkilerinde bu stratejileri de kendi sorunlarının sorumluluğunu almaktan kaçmak için kurarlar. Bunun sonucu olarak ilişkileri kırılgan ve sahtedir, partnerlerine katıksız takdir ve hayranlık duymalarının değil, kendi iç ıstıraplarından kaçınmalarının ne ürünüdür.
Bu sadece romantik ilişkiler için değil, aile ilişkileri ve arkadaşlıklar açısından da geçerlidir. Fazla koruyucu bir anne çocuklarının yaşamlarındaki her sorunun sorumluluğunu alabilir. Onun bunu hakkı görmesi çocuklarında da bu tür bir talebi cesaretlendirir ve sorunlarından sürekli başkalarının sorumlu olması gerektiğini düşünerek büyürler. Duygularınız ve eylemleriniz için sorumluluk alanlarınız bulanıksa -kimin neden sorumlu olduğu, neyin kimin suçu olduğu, yaptığınız şeyi neden yapmakta olduğunuzun açık olmadığı alanlar- asla kendiniz için güçlü değerler geliştiremezsiniz. Tek değeriniz partnerinizi mutlu etmek ya da partnerinizin sizi mutlu etmesi haline gelir.
Bu moral bozucudur elbette.
****Sizin sorunlarınızı başkaları çözemez. Bunu denemeleri gerekir çünkü bu sizi mutlu etmeyecektir. Siz de başkalarının sorunları çözemezsiniz çünkü bu da onları mutlu etmeyecektir. Sağlıksız bir ilişkinin ilk işareti iki kişinin kendilerini iyi hissetmek için birbirlerinin sorunlarını çözmeye çalışmasıdır. Sağlıklı bir ilişkideyse, iki kişi birbirleri hakkında kendilerini iyi hissetmek için kendi
Sağlıksız aşk iki kişinin birbirleri için hissettikleri aracılığıyla sorunlarından kaçmaya çalışmalarıdır. Başka bir deyişle, birbirlerini kaçış olarak kullanırlar. Sağlıklı aşksa bireylerin sorunlarını kabul etmesi ve birbirlerine verdikleri destekle onların üstesinden gelmesidir.
Nerede sağlıksız ve zararlı bir ilişki varsa, her iki tarafta da yetersiz ve delik deşik bir sorumluluk duygusu ve reddetmeyi becerememe/ reddedilmeyi kabul edememe durumu vardır. Nerede sağlıklı ve sevgi dolu bir ilişki varsa, iki kişi ve değerleri arasında tanımlı sınırlar ve gerektiği zaman reddedip reddedilecek açık bir bulvar vardır.
Sağlam sınırları olan sağlıklı ilişkilerde kişiler kendi değerlerinin ve sorunlarının sorumluluğunu alırlar, partnerlerinin değerlerinin ve sorunlarının sorumluluğunu almazlar.Kötü ilişkilerde ise bu sınırlar ya yoktur ya da zayıftır, taraflar kendi sorunlarının sorumluluğundan kaçar ve/ veya partnerlerinin sorunlarının sorumluluğunu üstlenirler.
Varoluşsal bir fırtınanın gözündeyseniz ve herşey anlamsız geliyorsa, kendinizi değerlendirdiğiniz yollar yetersiz kalıyorsa ve bir sonraki adım hakkında hiçbir fikriniz yoksa, işe yaramaz hayallerin peşinde kendinize zarar verdiğinizin farkındaysanız, kendinizi değerlendirmek için daha iyi ölçütler olması gerektiğinizi biliyor, ama bunu nasıl yapacağınızı bulamıyorsanız, yanıt aynıdır:
Bir şey yapın.
Eylem her zaman ulaşabileceğiniz bir mesafedir. Başarı ölçütünüz sadece bir şey yapmak olduğunda, başarısızlık bile sizi ileri iter.
En radikal değişimlerimizi en kötü dönemlerimizin sonunda yaşarız. Ancak yoğun acı çekince değer yargılarımızı gözden geçirir ve neden bizi mutlu edemediklerini sorgularız.