Dua ederken ya da bir istekte bulunurken oluşturulan resme iyi bakmak gerekir. Bu noktada ifadenin gücü devreye girer. Beyin, kelimelerden çok resimlerle hızlı kodlandığı için dua ederken ya da bir istekte/ dilekte bulunurken oluşturulan resmin içinde ne olduğuna iyi bakmalı.
İstediğini söylemek yerine, istemediğinin resmini çizmek, farkında olmadan yapılan hatalardan biridir ne yazık ki..
Her kelimenin beyinde yarattığı bir imaj vardır. Bu imaj, beynin hakikatine dönüşmeye hazırdır çünkü çok çabuk canlanır, çok çabuk imgelenir. Sana "çikolatalı dondurma düşünme" dediğim an dondurmayı düşünmeye başlarsın.
Aynı şekilde kendine "kaza bela istemiyorum. Artık olumsuz insanlarla bir arada olmak istemiyorum. Görgüsüz insanlara hayatımda istemiyorum" dediğin an olmamasını istediğin imaja odaklanarak, beynine kaçtığın deneyimleri yaşatması için komut yollarsın.
"Çayını dökme oğlum" diyen anneler 5 dakika sonra "sana çayını dökme" diye serzenişte bulunurlar. Küçükken hepimizin başına gelmiştir. "Çayını dökme" dediğimizde çocuğun zihinde "çay" ve "dökmek" kelimeleri beliriyor ve bir süre sonra zihinde beliren bu imajı davranışa dönüştürüyor.
Birine "hasta görünmüyorsun" dediğini düşün, beynine yollayacağın imaj elbette "hastalık hali" olacaktır. Halbuki sen ona olumlu bir şey söyledin. Fakat söyleyiş tarzın, onun hastalığa odaklanmasını sağladı ve bir süre sonra belki de hastalanmasına neden oldu.
İstemediğin şeyin resmine bakma. Dua ile hayatına davet ettiğin imaj, tamamen isteklerinden oluşuyor olmalı.
"Allah'ım bana hastalık verme" değil, "Allah'ım beni daima sağlıklı yap".
"Allah'ım beni olumsuzluklardan uzak tut" değil, "Allah'ım daima mutlu olacağım bir hayat nasip et".
Dualar, düşüncelerimizden daha güçlüdür. Çünkü dua ederken odaklanırız, bu yüzden enerjisi de çok