Gücüm yetse, yeryüzünde yaşayan bütün kadınlara dağlanmış yüreğimin feryâdını duyurabilsem: Dinleyin beni ey Tanrının yükü ağır, gücü kıt kulları! Evvelâ siz analar, hey analar analar, ayağınızı denk alın! Diktiğiniz kabaklar karılarda patlıyor. Hatır kırmak, can yakmak, yürek deşmek... Oğullarınız bunu sizde dener, karılarında olgunluğa erdirir, öyle değil mi? Zinhar evlâtlarınızı zâlimlik derecesine vardıracak kadar sevip şirâzeden çıkartmayın. Sonra siz ey kızlar, kadınlar!.. Billûr sarayda, dünyanın çirkin meşakkatlerinden uzak, altın toplarla oynarken, günü gelir yolunuz dışarı düşer, ere gider olursunuz. Erkeğinizin özlenip okşanan sevgilisi kalmak isterseniz ona itaat edeceksiniz, onu deşip kusurlarını görmeye kalmayacaksınız, alargadan tapınacaksınız. Yedi peçesine el sürmeyeceksiniz mümkünse yedi tâne de siz üstüne koyun. Aksi hareket ederseniz, nikābın altından onun kat kat kusurları belirdikçe o, mâbudluk mihrabından yuvarlanır. Mâbûdunuz olmaktan kaldığı gün artık ne o size er olur, ne de siz ona karı... O zaman dünyayı baştan başa dolanıp derde devâ aramak gerek. Yedi iklimin ilmini yutsanız felek çarkı dönüşünü değiştirecek yararlıklar gösterseniz çâresi yoktur. Masal der ki: **"Yerini sihirbazların bildiği bir hamamın göbek taşı altındaki şişede Yedi Peçeli'nin yangınını dindirecek şifâ bulunur, bu ilacı onun göbeğine damlatmak ister." Mânâsı şudur, zavallı kadınlar: Pişmanlık ve hasret çeke çeke âkıbet süzülür,pîr ü pâk olursunuz. İşte o zaman, mihnetinizin son derinliğinde, ihlâs yolunu öğrenirsiniz. Yedi peçeliyi anasına bağlı olduğu yerinden, göbeğinden, tedavi etmek lâzımdır. Değil mi ki onu size erkeklik edebileceği mâbud tahtından yıktınız, şimdi artık onunla beraber kalmak için tek bir çâre vardır; her kusûru bağışlayan, her
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nikbin Eğer son zamanlarda kendini yorgun, kafa karışık, motivasyonsuz hissediyorsan ve biraz içsel farkındalık kazanmak istiyorsan hoşuna gidebilir. * Daha derin psikoloji veya bilimsel altyapı beklersen biraz yüzeysel gelebilir. Çünkü dili daha samimi ve günlük.
TEK YOL: BAĞIMSIZ BİRLEŞİK İSLÂM DÜZENİ...
Bazı gerçekleri duymaktan hoşlanmayız. Meselâ birisi bize kilo aldığımızı söylerse, yalan olmadığını bildiğimiz hâlde, bunu duymak hoşumuza gitmez. Ayaklarımızın koktuğunu öğrenmek de pek memnun etmez. Fakat gerçeklerden kaçamayız. Bir gerçekten kaçmak, o gerçeğin şuuraltımızda yer etmesini engellemez. Bu da psikolojik maraz doğurur. Nevrozlarımızın, psikozlarımızın temelinde bu vardır. Gerçeklerimizle yüzleşmek zorundayız. Bu yüzleşme mümkün olduğu kadar duygulardan arınmış, soğukkanlı bir yüzleşme olmalı. Ne fazla nikbin, ne de gereksizce bedbin olmadan... Neyse o! Öyleyse içinde bulunduğumuz durumu olanca gerçekliğiyle görmeliyiz: Kemalizm kötü, muhafazakâr demokrasi iyi! Muhafazakâr demokrasi Kemalizme karşı! Kemalizme karşı gerekirse Amerikan hilâfetini tercih ederiz! Keşke Yunan galip gelseydi! Gibi anlayışlar bizi bir çıkmaz sokağa götürüyor. Kemalizmle mücadeleyi topyekûn sistemle mücadele olarak kavramak zorundayız. Muhafazakârlığı, Milliyetçiliği, Solculuğu, Liberalliği, Emperyalistliği ve Kemalistliğiyle. Hattâ İslâmcılığıyla bütün bir bâtıl düzen. Bu, #k:463049 Taraf dergisinin, "ne dogma, ne revizyon, bağımsız birleşik İslâm düzeni" çizgisidir ve düşünürsek, bu işin başka yolu yoktur. -Selim Gürselgil, "Ne Dogma, Ne Revizyon, Bağımsız Birleşik İslâm Düzeni", x.com/gurselgil, 11 Mayıs 2026-
Başyücelik Devleti
Nikbin İrem Çeviker Maraşlı Nikbin Bazen insan, en çok kendi içine doğru bir yolculuğa çıkmaktan korkuyor. Oysa tam da orada, kırıkların arasında saklı bir ışık var. ✨ Bu kitap, karanlığın içinden geçerken bile sönmeyen o ışığı hatırlatıyor. Yalnızlığın ince sızısını, umudun sessiz ama inatçı varlığını ve yeniden başlayabilme ihtimalini çok sade ama derin bir dille anlatıyor. Her sayfasında biraz durup düşünmek, biraz kendine dönmek istiyorsun. Sanki bir başkasının kelimeleriyle kendi iç sesini duyuyorsun. Eğer siz de kendinizle yüzleşmekten kaçmayan, kırıldıkça güçlenmeyi öğrenen metinleri seviyorsanız, bu kitap size iyi gelebilir. Belki de hepimizin ihtiyacı olan şey tam olarak bu: Karanlıkta bile içimizde kalan o sessiz ışığı hatırlamak. #kitapönerisi #okudumbitti #kitapalıntıları #edebiyat #içselyolculuk
1000Kitap
Kar tanelerinin ruhumuzu okşadığı günlerden birindeyiz. Hava epey soğuk, şömine yanıyor. Sanırım saatlerce hatta günlerce bıkmadan odunların yanışını seyredebilirim. Bazen her odun tanesini eski bir dostuma yahut yıpranmış bir duyguma benzetiyorum. Sonuçta kül olmak için gösterişli bir yangına ihtiyaç yoktur. Bazen bir söz bir bakış yeterli olur.. Her yangınla birlikte ben de pervasızca kül oluyorum, eksiliyorum. Yangından geriye itiyat edilmiş bir suskunluk bir de körüklenmeyi bekleyen nikbin duygular kalıyor. Küllenmeyi yahut külden doğmayı arzulayan herkese selam olsun…