Âşıkpaşazâde, Hacı Bektaş'tan söz ederken Anadolu'da dört müsafir (dışardan gelmiş) ta'ife'den (cema'ât) söz eder: Gâziyân, Ahiyyân, Abdâlân ve Bâciyân. Bir yoruma göre, şeyh Evhadüddîn Kirmânî'nin kızı Kadın Ana Fatma Hatun, Ahî Evren (Nâsirüddîn Mahmud) ile evlenmiş olup Anadolu'da kadınlar arasında ahîliğe denk Bâciyân ta'ifesini kurmuştur. Genelde, şeyhler neslinden zâviye yöneten hatunlar, meselâ Hüdavendigâr sancağında bir vakıf idare eden Tâcî Hatun, Bâciyân cema'âtından sayılırlar. İbn Battuta Anadolu'da Müslüman kadınların erkeklerden kaçmayışlarını, saygılı oluşlarını hayretle kaydetmiştir.
Tıp dünyasına verdiğim konferanslarda kullanmayı en sevdiğim slaytlardan biri, yakından tanıdığımız dört adet yiyeceğin fotoğrafından oluşuyor: bir dilim tam tahıllı ekmek, bir adet karamelli yer fıstıklı çikolata, bir çorba kaşığı beyaz toz şeker ve bir muz. Bu slaydı gösterdikten sonra dinleyicilerime bu ürünlerden hangisinin kan şekerini en fazla yükselttiğini, diğer bir deyişle hangi besinin glisemik indeksinin (besinin kan şekerini yükseltme hızının sayısal ifadesi) en yüksek olduğunu sorarım. Değerleri sıfır ila 100 arasında değişen bu cetvele göre kan şekerini hızlı yükselten besinler, glisemik indeksi en yüksek olanlardır. Bu sistemin referans noktasıysa saf glikozdur ve saf glikozun glisemik indeksi yüzdür.
Bu soruyla karşılaşan her on kişiden dokuzu yanlış besini seçer. Hayır, cevap toz şeker (Gİ = 68) ya da çikolata (Gİ = 55) değil. Burada kazanan, 71 değerlik glisemik indeksiyle tam tahıllı ekmektir. Hatta bu konuda beyaz ekmekle berabere kalıyorlar (tam buğdayın beyaz buğdaydan çok daha iyi olduğunu düşünenler için çok üzgünüm). Buğdayın kan şekerini sofra şekerinden çok daha hızlı yükselttiğini otuz yılı aşkın bir süredir biliyoruz ama hâlâ bunun mümkün olmadığına inanmayı da başarıyoruz. Bu bizim aklımıza yatmıyor. Ama kan şekerini buğday kadar hızlı yükselten çok az besinin olduğu da kanıtlanmış bir gerçek.
Gluten yüklü karbonhidratları mideye indiren insanlar gördüğümde benzin kokteyli içen birilerini görmüş gibi oluyorum. Gluten bizim neslimizin tütünüdür. Gluten hassasiyeti düşündüğümüzden çok daha yaygın —ve hepimiz için sandığımızdan daha ciddi bir tehlike teşkil ediyor— ve gluten en ummadığımız yerlerde karşımıza çıkıyor. Soslarımızda, baharatlarımızda, kokteyllerimizde ve hatta kozmetiklerde, el kremlerinde ve dondurmada... Çorbaların, tatlandırıcıların ve soya ürünlerinin içine gizleniyor. Besin takviyelerimizin ve en tanınmış markaların tıbbi ürünlerinin içinde kendine yer bulabiliyor. “Glutensiz" terimi de artık "organik" ve "tamamen katkısız” terimleri kadar belirsiz ve hatta anlamsız hale geldi. Glutensiz hayata geçişin vücut üzerinde neden bu kadar olumlu bir etkisinin olacağı artık benim için bir sır değil.
Tanrı evrensel sonsuzluğun aracılığı ve sayısız dünyaların çoğul sonsuzluğu ile 'dile gelen' Varlığın Birliğidir; Tann-Birlik'i ve Varlık'ı güvence altına alır, evrenin birlik
halindeki bütünlüğünü sağlar ve sonuç olarak Bruno'nun düşünce
birliği, onun içindedir.