"Gerçekten de Akhilleus'u tanımayacağımı mı zannetmişti? Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım. Kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu."
Ayrıcalıklarım ben farkına bile varamadan ortadan kaybolduğunda, dımdızlak kalakaldım. Kahretsin. Artık kimseye sırnaşamıyor, kendi kendime düşünüp duruyordum. Hep sıkıntı vardı.
Aynadan yansıyan yüzüm şaşırtıcı derecede canlıydı. Bana yabancıydı. Benim üzüntülerim, acılarım, buna benzer hislerimle en ufak ilgisi olmadan kendine ait bir hayatı yaşıyordu.