Gizem Kaçmaz

Gizem Kaçmaz
Yaşamak sadece sevmektir...
Avukat
Bitlis, 4 Aralık 2000
228 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·144 syf.··
2017 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2017 00:00
Bir Ahmet Ümit klasiğinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Aklımda volta atan mahkumlara özenmiş sorular. Tek mezar yok ama ceviz kokan eller var. Anlayacağınız okuduklarımın rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu dahi anlamış değilim. Rüyamsı bir olay diyebilirim en fazla. Her ne kadar gerçekliğini anlamamış olsam da içeriği ziyadesiyle ilgimi çekmiş durumda. 1980 darbesi öncesi karışıklıklar , sol düşünceyi ölesiye savunan hatta savunmakla yetinmeyip bir dizi eyleme katılan Süha, olayların fazla karışık olduğu bir cemevi ayrıca akıl süzgecinden geçmesi gereken onlarca bilgi... Tüm bunlar bu incecik romanda izdihama neden olmadan nasıl durabilmiş diye sorabilirsiniz. Durmuş, birbirinden farklı kafalar, birbirine karışmadan o kadar ahenkli bir biçimde sunulmuş ki... Adeta bir renk cümbüşü diyebilirim. Romanında alevlerin inanışlarına, tarihin onlar üzerindeki acımasızlığına, 12 imam, 4 kapı, 40 makam gibi kavramlara yer vererek bilgilendirin aynı zamanda düşünmemizi amaçlayan yazar; öte yandan solcuları da k inayeti bir anlatımla karşımıza çıkarıyor. Tüm bunlar yazılırken oldukça tarafsız bir dil kullanılmış. Bir zamanlar solcu örgütlerde boy gösteren yazarımız büyük bir başarıyla gizlenmeyi başarmış durumda. İnancın ve politik ideallerin yaşamımızdaki yerinden, insanların bu ideolojilere ne denli ne denli bağlı olduklarından ve bu inanç ve ideallerin insanımızı ne denli körleştirdiğinden gem vurmakta elimdeki muhteşem kitap. Bir tarafta ülkeyi güzelleştirmek adına kendini sol partilere adayan ve bu uğurda hapse bile giren Süha; diğer tarafta düşüncesizce alevi sofuların izinden yürüyen köylülere karşı tek başına savaşan ve bu uğurda deli damgası yiyen "İsmayil". Aslına bakarsanız "İsmayil'in" yaptığı tek şey aklını kullanıp halkı eleştirmek ama çok da olumlu tepkiler
Bir Ses Böler GeceyiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20109,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2017 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2017 18:27
İlk psikolojik romanımızın sadece denemesi olmasına rağmen psikolojimi büyük bir başarıyla bozan, beni yerden yere vuran, Suphi ismine bile lanet okumama neden olan bu kitap karşında hiç de olumlu bir eleştiri yazacağımı zannetmiyorum. Suphi'nin patronunun kızı olan zehra'ya aşık olması (!) Ve onunla evlenmesiyle başlayan bu roman her satırında insanı çileden çıkarmakta. Suphi'nin bitmek bilmeyen aşkları (!) her seferinde kendisini başka bir kadının kollarına atması beni Suphi ve onun gibi bütün erkeklerden nefret eder hale getirdi. Yazarın kitapta sürekli Suphi'yi masum göstermesi nedeniyle yazardan da soğudum -eh o da erkek sonuçta- Ayrıca feministler bu kitaptan uzak durmalı. Ülkenin ahvalinin iyiliği açısından bu son derece önemli bi husus. Tamam kadınlar da sütten çıkmış ak kaşık değildi de yine de tüm bunlar Suphi'ye başka omuzlarda teselli arama hakkı vermiyor. Hatta kitaptaki hiç kimse yapması gerekeni yapmıyor. Hiç bir masum şahsiyet bulamadım ben. Şevket kıskanç kızı Zehra'yı Suphi'ye vermeyecekti!!! Zehra yok yere kuruntulara kapılıp Suphi'yi kendisinden uzaklaştırmayacaktı!!! Münire oğlu ve gelinine iyilik için bile olsa Sırrı Cemal gibi güzel bir cariyeyi evine almayacakti!!! Sırrı Cemal de beyine kuyruk sallamayacakti!!! Daha var da var yani. Kitap şizofren yetiştiriyor diyebilirim. Amacına da ulaşmış durumda zaten. Sinirden ağlamak üzereyim. Suphi neden ölmedi!!! Herkes öldü ama niye o yaşıyor???? Münire niye bu denli acı çekti? O son bir hayvana bile yakışmazken çöplükte bir annenin can vermesi çok mu mantıklı? Ve ben tüm bunlarla kafayi yemek zorunda mıyım? Kitapta kah Zehra olup Suphi'yi kaybedisimle kahroldum. Sırrı cemal de bırakılınca erkeklere sövmeye başladım. En sonunda kitap elimde sinirden kudurmus bir sekilde aklimdaki onlarca soruyla
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2017 11. kitabı
Beklentinin yüksek olmasından mı bilinmez, kitabı beğendiğim hayranlıkla okuduğum söylenemez. Yazarın ilk iki kitabıyla karşılaştıracak olursak emin olun aynı yazar mı? Ondan bile şüpheye düşüyor insan. Olayların kopukluğu, zaten baştan sonunun bulunması gibi nedenlerden ötürü Bitirmek için baya çabaladım.
Edebiyat
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202241,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2017 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2017 20:52
Finlandiya ve inanilmaz değişimi... Herkesçe okunması gereken bir kitap. Ülkemiz geleceği ve ahvalinin iyiliği açısından özellikle gençler mutlaka gereken özeni göstermeli. Finladiya başarmış bize de "neden olmasın" dedirtiyor. Ama bu his yalnızca 5 dk sürmekte. Sonra aklınızı kurcalayan onlarca cinayet. Saçmalıklarla dolu bir siyaset ve benzeri nedenler; neden olmasın sorusunun müthiş cevapları...
Edebiyat
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,5bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2017 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2017 04:45
Mutluluk... Çok şey saklıydı bu kavramda ve tabii ki sığdırılamamıştı elimdeki kısacık romana. Birbirinden farklı kişilerin, birbirinden farklı düşünceleriyle harmanlanıp savruluyordu işte. Kimi islamın bu denli yanlış yerlere çekilmesine yanıyordu. Kimi ise onca varlık içinde var olmayan "ben"liğe. Aranan belliydi "Mutluluk" bulunulabilir miydi orası muamma... Belki mesefalerce uzakta belki bir o kadar yakında...;)
Edebiyat
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma