"Çocuklar, kurutulan kökleri yeşertmek içindir." diyorum Abu Abdu'ya. Doğurduğunuz cocuklar kaybettiğiniz toprakları düşmandan geri alacak diye size umut vadeden örgüte peydahladıklarınızdır. Çünkü bu kısırlaşmış binaların arasında kurtuluş örgütleriniz ekmeğinizden kıymetlidir. Çoktan mideye indirilmiş ekmeği ejderhanın ağzından girip alması için feda ettikleriniz ise vatanı geri almaktan başka hayali olmasına tahammül bile edemediğiniz gençlerinizdir, diye devam etmek istiyorum, etmiyorum.
Güneşsiz Diyarlar Makamı 12 öyküden oluşuyor. Her biri kısa ama etkisi uzun süren hikâyeler... Kalemi güçlü, dili oldukça sade ve akıcı. Tam da bu yüzden anlatılanlar daha doğrudan, daha sarsıcı bir yerden geçiyor insana. Her bir öyküde toplumun "öteki" diye kenara ittiği hayatlara yaklaşıyorsun. Okurken bazen bir yere değiyorsun, bazen sadece uzaktan bakabiliyorsun; çünkü bazı hayatlar o kadar ağır, o kadar sahici ki, insan ancak mesafesini koruyarak okuyabiliyor. Ama her hâlükârda, her hikâye içte bir iz bırakıyor.