Niçin bu kadar biçareyiz, ümitsiziz? Neden her tuttuğumuz dal elimizde kalıyor? Bu memlekette sadece fena şey mi yapılır? Bütün hesaplarımız bozuk mu? Hiç bir faziletimiz kalmadı mı?
Ona öyle geliyordu ki bu dekorun içinde yaşayan bir adam gerçekten acı duyamaz. Acımak için ölümün tecrübesi yetmezdi; kuru mısır ekmeğinin de acısını tatmak lazımdı.
Molla Bey bir gün dua ve ibadetten bahsederken "İstersek bütün ömrümüzü bir dua haline getirebiliriz." demiş, sonra "Dua, ruhun Allah'la karşılaşmasıdır. Bunun içinde kendi kendisini idrak etmesi yeter." diye ilave etmişti.