Babamın beni arayıp yolların nasıl olduğunu sormadığı ve dikkatli sürmemi tembihlemediği ilk yolculuğum. Köy evine, beni kapının önünde karşılayıp eşyalarımı almadığı, bana tutuk bir şekilde sarılılmadığı ilk varışım. Beni etrafta dolaştırıp nelerin çiçek açtığını, nelerin meyveye durduğunu, nelerin yolunda gitmediğini, donun neleri vurduğunu, havalar ısınınca neleri dikeceğini göstermeden bahçeye ilk girişim.
Bazen de bir sabah gözlerimizi, karanlıkta gönlümüze göre yeniden tasarlanmış bir dünyaya açmak için çılgınca bir istek duyarız; her şeyin yepyeni biçim ve renklere büründüğü, değişip dönüşebilen, sırlarla dolu, geçmişe dair hemen hemen hiçbir iz taşımayan, her tür bilinçli yüklükten ve pişmanlıktan azade, sevinçli anıların hüzünlendirip mutlu anıların acı vermediği bir dünya.