Melekler ağlamasın Anne!
10/10
·535 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:29
Nilgün Marmara’nın Defterler kitabını bitirdim ve sanki bir kitabın son sayfasını değil de bir insanın zihninden çıkışı kapattım. Bazı insanlar yazmaz, kendi iç yangınlarının küllerini bırakır sayfalara. Nilgün tam olarak bunu yapmış. Bu kitapta sadece bir şairin düşüncelerini okumadım; kırılmayı, taşmayı, dünyaya sığamamayı okudum. Her cümlesi sanki gece yarısı açık unutulmuş bir pencere gibiydi. İçeri soğuk giriyor ama yine de kapatamıyorsun. Çünkü canını acıtan şey aynı zamanda seni hayatta hissettiriyor. En çok da insanların yıllarca onu yanlış anlamasına rağmen defterlerinin hâlâ bu kadar canlı oluşu vurdu beni. “Defterler”, Nilgün’ü efsaneleştirmiyor; onu insan yapıyor. Yorulan, düşünen, öfkelenen, seven, yabancılaşan bir insan… Ve belki bu yüzden bu kadar ağır geliyor son sayfa. Çünkü kitap bitince onun sesi bir süre daha insanın içinde dolaşmaya devam ediyor. Benim puanım hiç düşünmeden 10 Çünkü bazı kitaplar kusursuz oldukları için değil, insanın içine yerleşip çıkmadıkları için tam puanı hak ediyor. Unutulmadın Nilgün. Bazı insanlar yaşamaktan çok iz bırakıyor. Sen hâlâ birçok insanın zihninde sigara dumanı gibi dolaşıyorsun; silinmeden, dağılmadan.
DefterlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 2016964 okunma
10/10
··
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 16:58
Sevgi Soysal da Leyla Erbil, Tezer Özlü, Nilgün Marmara gibi kalemi ile beni hayran bırakan kadın yazarlar arasında. Her eserini saygı ile biraz da hayranlık ile okumuyorum desem yanlış olur. Bu kitaptaki öyküler birbirinden farklı olsa da ortak yönleri var. Özetle yalnızlık, yabancılaşma, sıkışmışlık ve insanın kendine bir çıkış yolu araması gibi toplumcu gerçekçi temalar hakim. En sevdiğim tarafı, karakterleri sıradan insanlar ve bunları da müthiş bir anlatım ile canlı hale getiriyor. Sorunlar, sıkıntılar kimi zaman ironik işlense de gerçekçilik yüzümüze ayan beyan çarpıyor. Sevgi Soysal'ın insanları, toplumu, yaşadıklarını gözlemleme gücü bir harika ve bunu okurken görmek de ayrı bir mutluluk.
Barış Adlı ÇocukSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 2012293 okunma
Reklam
3/10
·71 syf.··
2026 92. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 19:34
Şu pazar günü oturmuşum.. Kısa bir kitap seçeyim dedim.. Bitireyim hemen.. İlhan Berk'in bizlere sunduğu bu kitap denk geldi.. Amma ve lakin şiirler hiç benlik çıkmadı.. Tamam çabuk bitiyor..seri de gidiyor ama içerik..yok..sarmadı.. Nazım Hikmetler..Orhan Veliler..Nilgün Marmaralar diyorum..bu şiirlerin yanında yazdıkları bambaşka eserler.. Belki de kültür çakışması oldu bilemiyorum..
Dünya Edebiyatında Aşk ŞiirleriKolektif · Varlık Yayınları · 1968276 okunma
Yiten bu İşte
8/10
·140 syf.··
2026 20. kitabı
Nilgün Marmara’nın 1977–1987 yılları arasında yazdığı şiirlerin kronolojik olarak bir araya getirildiği kitap. Şiirlerin çoğunda klasik anlamda bir ahenk ya da akış beklemek mümkün değil. Yoğun imge kullanımı, metaforik anlatım ve parçalı bir dil hakim. Bu yüzden kitabı okumak, çözmekten çok yavaş yavaş içine girmeyi ve duyguyu hissetmeyi gerektiriyor. Dikkatli okundukça şiirlerin kendi iç mantığı ve duygusal bütünlüğü daha iyi anlaşılacaktır. Kitap ilerledikçe şiirlerin dili de değişiyor. Daha olgun fakat buna karşın daha karanlık ve giderek daha depresif bir tona evriliyor. Özellikle son bölümlerde, sadece bir ruh halini değil, aynı zamanda yaklaşan bir dağılmayı da hissetmek mümkün. Kitabın sonuna yaklaştıkça Nilgün Marmara’nın yaşamına dair trajik sonu da sezgisel olarak hissettim. “Biz rengin değil / Ara rengin peşindeyiz.” Bu dizelerde Marmara’nın, hayatı siyah-beyaz kesinlikler yerine gri alanlar, sorgulamalar ve belirsizlikler üzerinden anlamaya çalıştığını görüyoruz. Ancak bu sürekli arayışın ve hiçbir kesinliğe tutunamamanın zamanla bir iç sıkışmaya ve karamsarlığa dönüştüğünü de hissettim. “Yabancıların en yakınıydın sen.” Dizesi, onun iç dünyası ile dışarıdan algılanışı arasındaki kopuştur. Eşinin onun için söylediği şu ifade: “Şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı.” İç dünyasında yaşadığı kırılmaların en yakınındakiler tarafından bile fark edilmediğinin kanıtıdır. Bu da şiirlerinde sıkça karşılaşılan yalnızlık ve yabancılaşma duygusunu daha anlamlı kılıyor. Daha aslında üzerine detaylı düşünülmesi gereken pek çok dize var. Ancak, son olarak incelememi Marmara'nın intihar mektubundan bir kesit ile bitireceğim: “Çocukluğun kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte.”
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,766 okunma
biraz mitoloji, biraz tarihi, çokça merak ve akıcılık
10/10
·256 syf.··
2026 8. kitabı
Okurken mitolojiye ilginiz varsa keyifle okursunuz, eğer yoksa meraklanır araştırır keyfine daha çok varırsınız. Tarihi bilgilerle mitolojinin harmanlaştığı, okurken öğrendiğiniz, heyecanla sonunu merak edip sayfaları hızlı hızlı döndürdüğünüz bir kitap. Öneridir :) Nilgün Güneş Valhalla
ValhallaNilgün Güneş · Alakarga Sanat Yayınları · 20266 okunma
Karanlık bir yüz bırakıp bana, gitti.
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:30
Kâğıtlar, bir şiir kitabından çok bir zihnin haritası Nilgün metinlerinde yalnızca duygu anlatmıyor; okuduklarıyla, izledikleriyle, sevdiği şairlerle ve kendi iç sesiyle sürekli konuşuyor. Sayfalar arasında dolaşırken bir günlük, bir şiir defteri, bir okuma notu ve bir düşünce laboratuvarı iç içe geçiyor. Kitabın en etkileyici yanı, Nilgün'ün dünyayı alışılmış biçimlerde anlatmayı reddetmesi. Bir cümlede René Char'a, başka bir yerde Sylvia Plath'a, ardından bir filme ya da mitolojik bir imgeye uzanabiliyor. Bu yüzden Kâğıtlar anlaşılmaktan çok hissedilmesi gereken bir kitap. Okurdan pasif bir okuma değil, ortaklık istiyor. Sık sık yalnızlık, ölüm, yabancılık, zaman, kadınlık ve özgürlük temaları bunlar karanlık bir ağıt biçiminde değil; düşüncenin ve şiirin dönüştürücü gücüyle işleniyor. Nilgün'ün sesi kimi zaman kırılgan, kimi zaman öfkeli, kimi zaman da şaşırtıcı derecede oyunbaz. İnanılmaz yoğun göndermeler var.Marmara'nın okuduğu kitaplar, sevdiği şairler ve kültürel referansları metinlerin içine dağılmış durumda. Bu da Kâğıtları her okuyuşta yeni ayrıntılar keşfedilen bir kitaba dönüştürüyor. Bazı sayfalarda anlam hemen açılırken bazıları uzun süre zihinde kalıyor ve zamanla çözülüyor. Kâğıtlar, yalnızca Nilgün Marmara'yı anlamak isteyenler için değil, şiirin düşünceyle nasıl iç içe geçebileceğini görmek isteyenler için de çoj önemli. Bir yaşamın izlerini, okuma serüvenini ve şiirsel evrenini dağınık görünen ama kendi içinde güçlü bir bütünlük taşıyan sayfalarda topluyor Benim Puanım: 10 Kitap kusursuz olduğu için değil, bize tekrar dönme isteği bıraktığı için tam puanı hak ediyor. Bazı metinleri ilk okumada kapalı kalsa da, bitirdikten sonra bile zihinde yaşamaya devam ediyor. Kâğıtlar okunup rafa kaldırılan bir kitap değil; altı çizilen, geri dönülen ve
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
Reklam
Reklam