Maalesef Barış Bıçakçı'nın en beğenmediğim kitabı oldu. Kendisinin okuduğum sekizinci kitabı ve genel olarak dilini ve akıcılığını severim. Bu kitap da yine akıcıydı fakat bana hitap etmeyen bazı kısımları vardı.
-----SPOILER-----
Kitapta orta yaş krizine girmiş bir adamı okuyoruz. Bu adam, acemi bir yazar. Kitabının yayınlanmasını beklediği zaman içerisinde kafasında kurup duruyor. Öyle bir boşluğa düşüyor ki, sırf heyecan olsun diye tekrar aşık olmaya çalışıyor. Buna çabalarken, yakın arkadaşının kız arkadaşı hakkında fanteziler kuruyor, kitabını verdiği editörü arzuluyor falan. Gün içerisinde neredeyse hiçbir şey yapmıyor. Bazen yürüyüşe çıkıyor, bazen alt komşunun torunuyla konuşuyor fakat bunun ötesinde bomboş bir hayat. Beni hiç sarmadı.
Sadece bazı politik göndermeleri iyiydi. Devlete ve kapitalizme değdirmeleri mesela. Örneğin hayata dönüş operasyonunda yakılan cezaevleri...
Fakat bunun dışında, orta sınıf burjuva bir adamın hayatını okudum...