kaygılarım beni bir adım atmaya sevk ederse, aslında kaygılarıma doğru bir adım atmış olacağım. Kaygılarım tarafından hem kovalanıp hem de çekilerek istemsizce hareket edecek; durmaksızın yürümeye devam etsem bile bir noktaya varamayacağım. Ömrüm boyunca çözüm bulamayacağım kaygılar içinde dolaşıp duracağım. Adım attıkça bulutların daha da karardığını düşünürsem daha iyi olacak sanırım. Karanlık yerlerden geçtikçe daha koyu karanlık gelecek ve çok geçmeden dünyam zifiri karanlığa bulanacak, kendi gözümle kendimi dahi göremez olacağım. Böylece rahatlayacağım.
.... ayaklarımın beni götürdüğü yer sonsuz bir karanlık. Bu
-ömrüm yettiğince genişlemeye devam edecek bu karanlığın- içinde kaybolup amaçsızca dolaşacağım için çaresizim.