*spoiler sayılabilir, bu konuda hassassanız okumayınız.
Daisuke pek çok yönüyle topluma aykırı bir birey. Meiji döneminin getirisi olan modern ile gelenekselin arasında sıkışmış bir kişilik. Kendi düşünceleri oldukça batıcıl olsa da çevresinde bir dönemler modernliği yakalamış olsa da yine gelenekselin kapanına yakalanmış ya da başından beri gelenekseki savunmuş kişilerin bulunuşu Daisuke’nin bunalımlarına yol açıyor. Birey olmayı bile tam anlamıyla kavrayamamış bir toplumda, çevresinin beklentilerini karşılamadan, daha doğrusu karşılamaya dahi çabalamadan yaşayan bir kişi. Ailesinin varlıklı oluşu, yükümlülüklerinin olmayışı Daisuke’nin kafasını bu meselelere yormadan yaşamını sürdürmesine olanak sağlıyor. Ara ara diğer karakterlerin de değindiği gibi, bu koşulları sayesinde Daisuke bu kadar rahat, eğer koşulları değişecek olursa, kendisi buna bir şekilde ayak uydurabileceğini, rahatlık içindeyken bunu düşünmemek gerektiğini belirtiyor. Daisuke’nin en yakın arkadaşlarından birisi olan Hiraoka, kendi sıkıntılarını anlatırken evliliğinin getirdiği sorumluluğun yükünden yakınıp, Daisuke’nin böyle bir sıkıntısı olmadığı için istediği gibi yaşayabildiğini söylüyor. Ancak ileride Miçiyo ile ilişkileri ciddileşmeye başladığında Daisuke’nin hissettiği sıkıntı ve endişeleri gördüğümüzde Hiraoka’nın ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Daisuke, Miçiyo ile ilişkilerini Hiraoka’ya açtığında, Hiraoka Miçiyo’ya aşık olmadığını kabul etmesine rağmen karısını Daisuke için bırakması, toplumsal olarak kendi konununu zedeleyeceği için endişelenerek Daisuke’nin de toplumdaki konumunu kaybetmesini sağlayacak şekilde intikam alıyor ondan; aile onuruna son derece önem veren babasına bir mektupla olan biteni anlatarak. Böylece hem Hiraoka hem de Daisuke, toplumda hafif sayılamayacak yaralar