İnternete göre Kamboçya: Güneydoğu Asya'da yer alan, 16 milyonluk nüfusuyla küçük bir ülke.
Somaly Mam'a göre Kamboçya: İnsanlığın öldüğü, vicdanın kalmadığı, sadece erkeklerden oluşan bir ülke.
Kamboçya'da gerçekten kadın diye bir canlı yok. Aslında öyle bir tür var ama adına kadın denmiyor. Çoğunluğu genelevlerde "mal" ya da "et parçası" olarak kabul ediliyor. Mal kelimesinden kastımız ticari değerinin olması. Kamboçya'da her şey olabilirsiniz. İster hırsız, ister pezevenk, ister militan ister tecavüzcü olun ama orada kadın olmaya hakkınız yok. Hele ki 7-8 yaşlarında bakire bir kız çocuğu olmaya hiç hakkınız yok. Kamboçya’nın siyasi olarak en çalkantılı dönemlerinde o yaştaki pek çok kız çocuğunun yeri huzur dolu bir ev yerine ucuz, iğrenç (terbiyem el vermediği için yazarın kullandığı kelimeleri yazmaya çekiniyorum) genelevlerdir. Babalarının çocuklarına harçlık vermesi gerekirken kızlar daha yetişkin olmadan bedenlerini satmaya, babalarının bilmem ne borcunu ödemeye, aile geçindirmeye mecbur bırakılmaktadırlar. Ailelerinden sevgi görmeye muhtaç kızlar müşterilerinin ahlaksızca iğrenç seks fantezilerine, hakaretlerine, dayaklarına, işkencelerine maruz kalmaktadırlar.
Tecavüz, işkence, madde bağımlılığı küçük yaştan beri kız çocuklarının belası olmuştur. Yazar Somaly Mam da tüm bunlardan kendini kurtaramaz. Çocukluğundan beri her türlü işkenceye, eziyete, tecavüze maruz kalır. Bir mal olarak sürekli el değiştirir, sonunda Fransa’ya kaçarak o pis hayattan kendini kurtarmayı başarır ama bu durum onun için yeterli olmaz. Çünkü kendisi gibi daha binlerce kız onunla aynı kaderi paylaşmaktadır. Onlar için geri döner, sığınma evleri açarak binlerce kızı seks batağından kurtarır. Çeşitli yardım kuruluşlarına ve yetkili otoritelere bu insanlık ayıbını anlatmanın yollarını