Seda

Seda
@nirnr00t
82 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Yitik İnsan(lık)
10/10
·168 syf.··
2020 3. kitabı
İnternete göre Kamboçya: Güneydoğu Asya'da yer alan, 16 milyonluk nüfusuyla küçük bir ülke. Somaly Mam'a göre Kamboçya: İnsanlığın öldüğü, vicdanın kalmadığı, sadece erkeklerden oluşan bir ülke. Kamboçya'da gerçekten kadın diye bir canlı yok. Aslında öyle bir tür var ama adına kadın denmiyor. Çoğunluğu genelevlerde "mal" ya da "et parçası" olarak kabul ediliyor. Mal kelimesinden kastımız ticari değerinin olması. Kamboçya'da her şey olabilirsiniz. İster hırsız, ister pezevenk, ister militan ister tecavüzcü olun ama orada kadın olmaya hakkınız yok. Hele ki 7-8 yaşlarında bakire bir kız çocuğu olmaya hiç hakkınız yok. Kamboçya’nın siyasi olarak en çalkantılı dönemlerinde o yaştaki pek çok kız çocuğunun yeri huzur dolu bir ev yerine ucuz, iğrenç (terbiyem el vermediği için yazarın kullandığı kelimeleri yazmaya çekiniyorum) genelevlerdir. Babalarının çocuklarına harçlık vermesi gerekirken kızlar daha yetişkin olmadan bedenlerini satmaya, babalarının bilmem ne borcunu ödemeye, aile geçindirmeye mecbur bırakılmaktadırlar. Ailelerinden sevgi görmeye muhtaç kızlar müşterilerinin ahlaksızca iğrenç seks fantezilerine, hakaretlerine, dayaklarına, işkencelerine maruz kalmaktadırlar. Tecavüz, işkence, madde bağımlılığı küçük yaştan beri kız çocuklarının belası olmuştur. Yazar Somaly Mam da tüm bunlardan kendini kurtaramaz. Çocukluğundan beri her türlü işkenceye, eziyete, tecavüze maruz kalır. Bir mal olarak sürekli el değiştirir, sonunda Fransa’ya kaçarak o pis hayattan kendini kurtarmayı başarır ama bu durum onun için yeterli olmaz. Çünkü kendisi gibi daha binlerce kız onunla aynı kaderi paylaşmaktadır. Onlar için geri döner, sığınma evleri açarak binlerce kızı seks batağından kurtarır. Çeşitli yardım kuruluşlarına ve yetkili otoritelere bu insanlık ayıbını anlatmanın yollarını
Edebiyat
Yitik MasumiyetSomaly Mam · Bilge Kültür Sanat · 2009202 okunma
Seda
10 vermişsiniz ama benim bunu okumaya yüreğim dayanmaz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu "Size Özel" neyin nesidir? Kimsenin çayını kahvesini, oturma odasını ve kamyon arkası yazılarını görmek istemiyorum. 🤢Profillerinin öne çıkması için reklam mı satın alıyorlar?
Yasir isimli okura yanıt verildi
Seda
Cidden bilmediğim için soruyorum, önceden de var mıydı akışta bu alakasız profiller? Yoktu diye hatırlıyorum. Reklam mı satın alıyorlar önümüze düşmek için?
Hayvan Hükümranlığı Değil, Katliamı
9/10
·392 syf.··
2023 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2023 18:43
Bu yıl kendime doğum günü hediyesi olarak aldığım bu kitap şu ana kadar okuduğum hiçbir kitaba benzemeyen içeriğiyle beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Eminim çoğu okur da daha önce böyle bir kitaba denk gelmemiştir. Bu kitap nasıl mideyle okunabilir bilmiyorum. Çünkü kitapta aklınızın alamayacağı kadar iğrençlik ve pislik var. Okurun midesini bulandırmak için böyle bir yola kasten mi başvurulmuş sanmıyorum. Yazar bence başta hayvanlar karşı işlenen tüm suçları, onlara yapılan eziyetleri en yalın, en çıplak gerçeklikle okura göstermek istemiş. Biraz da tıpkı Guliver’in Devler Ülkesi’ne yaptığı seyahatteki gibi yazar insan doğasının zarif ve estetik tarafını değil de tam tersi en iğrenci yönlerine ışık tutmak istemiş gibi geldi bana. Kitabın dili de tüm duygu ve hislerden o kadar uzak ki. Kitapta neredeyse hiç diyalog yer almıyor. Duygu sıfır. Çelik gibi soğuk bir dil. Sanki biri eline kamerayı almış ve Fransa’nın kırsalında bir domuz çiftliğinde hayatın günlük seyrini hiç kimseye görünmeden çekiyor gibi. Bu video çekiminde kameramıza yansıyanlar nelermiş birlikte görelim. Bu kitabın konusu Fransız çiftçi bir ailenin 20 yy boyunca bir domuz çiftliğinde verdikleri yaşam kalım mücadelesi ya da savaşı. Kitap dört bölümden oluşuyor. İlk iki bölüm 1898 ila 1917 yılları arasında geçiyor. Diğer iki bölüm ise 1891 yılında gerçekleşen olaylardan bahsediyor. Hikâyenin hemen başında domuz ahırında düşük yapan bir kadını görüyoruz. Bu kadın hiçbir şey olmamış gibi fetüsü soğukkanlılıkla domuzlara daha önce defalarca yaptığı gibi yem olarak atıyor. Zaten daha bu sahnede yazar okuru neyle karşı karşıya olduğunu konusunda uyarıyor. Bu kadından doğan Eleonore dört bölümde de yer alan tek kişi. Babanın sağlık durumu bozulunca, baba çiftliğe Marcel adındaki yeğenini getiriyor.
Edebiyat & Roman
Hayvan HükümranlığıJean Baptiste Del Amo · Can Yayınları · 2016268 okunma
Seda
Öyle özenli ve güzel bir inceleme yapmışsınız ki okumak farz oldu. Çok da merak ettim. Kuşaktan kuşağa aileleri anlatan romanları okumayı severim ama bu diğerlerine benzemeyecek gibi. :) Teşekkürler.
Dostlarım, hepimize geçmiş olsun. Kurtuldum çok şükür. Hem enkazın altında kaldım hem yangın çıktı ama her şeye rağmen hayatta kaldım. Mesaj atan, merak eden herkesten Allah razı olsun. Bilincim yerine gelince bende sizlere ulaşmak için çok çabaladım. Umarım bir daha böyle bir felaket yaşamayız. İnşallah hep güzel haberler alırız. Dualarınızı eksik etmeyin.
Seda
Geçmiş olsun güzel kardeşim.
Victor HugoVictor Hugo , “Hayattaki en güzel mutluluk sevildiğinden emin olmaktır.” diye yazmış Sefiller kitabında sevgili okurlar. Evet, fark ettiğiniz üzere artık 1000Kitap'ta kalın ve eğik tarzda da yazabilirsiniz alıntılarınızı! Detaylar yorumda. :)
Seda
Teşekkürler