Nisa Türlü

Nisa Türlü
@nisaland
mais la pluie sera alaimisema
4/10
·120 syf.··
2022 12. kitabı
Tam bir hüsran. Düpedüz sahtekârlık. Arka kapak kitabı o kadar okunası kılmıştı ki, keşke sadece arka kapağını okuyup kenara koysaymışım. Ben hayatımda bu kadar dışı süslü içi boş bir kitap daha okumadım. Uzun uzadıya anlatmaya bile değmez. Olay yok, durum desen o da yok. Koskoca Lilith'i benzettiği kadına bak ya inanılır gibi değil. Türk senaristlerin ilham alacağı belki de aldığı bir kitaptır. Birbirlerinin yerine geçmeyi ve seks oyunlarını seven fakat birbirlerinin tam zıddı olan(bak sen şu işe) ikiz kardeş Kuzey ve Güzey'in aynı kadına aşık oluşlarını ve ikizlerden birinin diğerinin adını vererek kadınla tanışıp onu kandırışını okuyoruz. Sonra kadın intikam(!)alıyor, ikizler ölüyor, final. Ve bunları aynı benim anlattığım gibi kısacık anlatıyor. Gereksiz ayrıntılara girmiş ayrıca. Kalemi de oldukça kötüydü, sürekli ama sürekli benzetme yapıyor. Sanki benzetme yapmasa cümle güçlü olmayacak diye ödü kopuyor. Ben lezzetli bir kadın ihtişamını okuyacağım sanmıştım ama o kadar başkaldıran dediği kadın halayık oldu 5 dakikada :) Verdiğim paraya da, gözlerime de, zamanıma da yazık oldu.
Edebiyat
LilithEsra Pekin · Sel Yayıncılık · 2022517 okunma
Reklam
ezilmişliği meslek edinmiş olanlara
9/10
·152 syf.··
2022 9. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 04:43
Sanırım yazması en zor inceleme olacak. Okuması, algılaması zor olduğundandır belki. 'Tokat gibi' tabiri vardır ya, o bile hafif kalıyor kitabı tasvirlemede. Başka da bir benzetme bulamadığım için bununla yetineceğim. İlk karakter nefretin vücut bulmuş hâli Faik İrfan Elverir. Bu varoluşu gereksiz kişiyi özetler Kierkegaard'ın "Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir." lafı. Böyle erkekleri iyi tanırım ki, sevilmediklerinden veya sevgilerine karşılık görmediklerinden dolayı karşısındaki kadını orospu diye yaftalamak onların kendi yetersizliğini örtme çabasıdır. Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş, derler. Melek. Kitabın ithaf kısmında Pınar Kür'ün de söylediği gibi "ezilmişliği meslek edinmiş olanlar"dan. Herkesin yardım çığlığı farklıdır. Onun yardım çığlığı da derin suskunluğu aslında. Kimsenin duymadığı, duymak istemediği, duyanın kulak tıkadığı yardım çığlığı. Melek; ezilmiş, insan yerine konmamış tüm kadınların temsilcisi aslında. "Rızası olmadığını bilmiyordum." "Aşığıyla bir olup kocasını öldürmüş." "Çığlık atıp tepki göstermediğine göre rızası varmış." Ne kadar da güncel laflar değil mi bunlar? Kadın varoluşun başından beri kamunun ortak malıdır. Erkekler öldürülür,kadınlar tecavüze uğrayıp öldürülür. Çünkü kadında vahşi erkeğin kullanabileceği bir organ var. Neden kullanmasın ki? Ne de olsa özgür... İnsanmış, hele hele çocukmuş kaç yazar? Organı varsa yeterli. Ve sözde kahraman çocuk Yalçın. Yazarın iyi biriymiş gibi çizdiği fakat Melek'e yapılanlara ortak olduğu göz ardı edilen Yalçın. Sevgi süsü verilmiş tecavüzler. Kurtarıcı yiğidimiz. Her şey Yalçın'a kadar rayında gidiyordu yazara olan bakış açımdan. Fakat neden böyle bir şey yaptığını anlayamadım. Sırf "merakından" gidiyor Melek'e tecavüz ediyor. Gerçekten o evde o kıza bunlar yapılıyor mu diye emin
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
basit zihinler için yanlış anlaşılmaya müsait bir eser
7/10
·172 syf.··
2022 6. kitabı
Okumadan önce de okuduktan sonra da kitap için yapılmış incelemeleri okudum, detaylıca. Büyük haksızlık edildiğini düşündüğüm için inceleme yazma gereği duydum. Kitap başından sonuna kadar sistemin bozukluğunu eleştiriyor. Bunu kitabın arka kapağında da yazarın bizzat ağzından okuyoruz zaten. Ya okumadılar bu kısmı ya da algılayamadılar. Bir kadın olarak eserin başındaki tecavüz kısımlarında içim sızlayarak okudum, normal olarak rahatsız etti de. Fakat tecavüz, cinayet, taciz veya başka iğrenç bir şeyi anlatmak değildir kötü olan şey. Kötü olan bunun güzellemesinin yapılmasıdır. Bunu normalleştirmektir. Yazarın amacı da asla güzelleme yapmak değil, eğer yapacak olsaydı sizce kendi karısı ve kızını anlatır mıydı tecavüze uğrayıp, darp edilen kişiler olarak? Diyelim ki yazar sadistin teki, öyleyse neden kitaptaki kendi karakterini bu yaşanan olaylara üzülen hatta olaydan sonra aklını kaçırma derecesine gelen biri olarak yazsın? İki türlü de apaçık ki yazarın amacı bu olayların korkunçluğunu anlatmak. Hapishanedeyken Alex'e izletilen filmler kısmını okurken de bu amacını görüyoruz zaten. Kitap; hırsızlığı, dayak atıp insanı aşağılamayı, bıçaklamayı ve tecavüzü kendine hak gören bir kişinin ağzından anlatıldığı içindir olayları hoşmuş gibi anlatması. Sonuçta mağdurun ağzından yazılsa olayın korkunçluğunu daha net okurduk fakat yazar alışılagelmişin dışına çıkıp failin, suçlunun ağzından yazmış. Bence bu takdire şayan bir şey. Farklı objektiflerden bakıp düşünebilmek oldukça güzel bir şey bence, seviyorum böyle şeyleri. Ayrıca yazar karakterinin ve arkadaşlarının siyasi amaçları için Alex'i çıldırtmaya çalışmaları, Alex'in kendini pencereden atıp bacaklarını kırmasını umursamayıp yine bunu siyasi çıkarları için kullanmak istemeleri, bunu fark eden hükümetin gelip de
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
her konuda olduğumuz gibi hayvanlarla ilişkimiz konusunda da ikiyüzlüyüz
9/10
·392 syf.··
2021 32. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 19:54
Avcılar, veganlar, hayvan istifçileri, vejeteryanler, pesketaryenler, hayvanları insanlar gibi giydirip süsleyenler, tüm paralarını bağışa harcayıp iflas eşiğine gelenler, kedisinin başını okşayıp ineği tavuğu mideye gömenler ve daha niceleri. Yazarın dediği gibi hepimizin hayvanlara bakış açısı çok farklı ve karmaşık. Vejetaryen olmadan önce salamları, köfteleri mideye indirirken şimdi hayali bile kusturuyor. O kişi de bendim bu da. Ne değişti? Ne zaman tüm hayvanların kendi doğal ortamında yaşama hakkının olduğunu düşünmeye başladım? Peki evimi hamam böceği bassa ne yaparım? Peki ya hayvan deneyleri? Hepsi tamamen komplike konular. Ne kadar düşünsem işin içinden çıkamazdım. Kitabı okuduktan sonra bu konuda yalnız olmadığımı aslında herkesin bu kadar karmaşık fikirlere sahip olduğunu anladım. Belki de Jonathan Haidt'in dediği gibi elimizden gelenin en iyisini yapmak en doğru olandır.
Edebiyat
Sevdiklerimiz Tiksindiklerimiz YediklerimizHal Herzog · Yapı Kredi Yayınları · 201972 okunma
Overrated
6/10
·424 syf.··
2021 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2021 01:17
büyük spoiler. Şu ana kadar hiç inceleme yazacağımı düşünmezdim ama bu kadar hevesle başladığım kitabi 370. sayfasından sertçe kapatınca bir inceleme borçlu olduğumu düşündüm. Her şey çok tatlı, kış günü kahve eşliğinde okunacak bir kitapmış gibi başlıyor. Kitabın ortalarına kadar da tatlı tatlı okuyorsunuz zaten. Kızların dördü de(ikisi oldukça küçük olmasına rağmen) babalarının yokluğunun verdiği mecburiyet ile çalışıyor. Herkes bir işin ucundan tutuyor ve sevgiyle neşeyle geçinip gidiyorlarmış izlenimi veriyor insana. Ama ben fazla detaycı bir insan olduğum için(hele ki konu cinsiyetçilikse) alttan verdiği iğrenç iletileri hemen fark ettim. Meg'in "Zengin olmak için erkekler çalışmak, kadınlar da evlenmek zorunda." gibi bir cümle söylemesi, kimsenin hatta maskulen Jo'nun bile buna karşı çıkmaması bu kadar ahlaklı kızlara ve annesine yakışmadı. Annelerinin kızlarını her alanda destekleyen sevgi dolu birisi olarak çizilmiş olmasından ben buna karşı çıkmasını beklerdim. Halihazırda evlerinde çalışarak para kazanan yardımcıları, ve çalışan bir kadın olarak tasvir edilmiş komşularının var olduğunu düşününce bunu beklemekte haksız olmadığımı düşünüyorum. Tek cinsiyetçilik bununla kalmıyor. Arkadaşları olan Laurie'nin ağlayan Jo'yu sakinleştirirken bi ara sakince durup beklemesini 'erkekliğe yakışmayan' veya 'erkekten beklenmeyen' tarzda anlatıyor bizzat yazar. 17 yaşına henüz girmiş olan Meg'e aşık olan Mr. Brooke'un kızın annesine kızı sevdiğini ama yaşı küçük olduğu için ve henüz birikmiş parası olmadığı için henüz evlenemeyeceklerini söylemesi... Bahsettiğimiz Mr. Brooke da öğretmenlik yapacak kadar büyük bir beyefendi. Neyse ki(!) kızın annesiyle babası da kızın 20 yaşında olmadan bunun mümkün olmadığını söylüyor :D Bunu da baba ölüm döşeğinde yatarken
Edebiyat
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Koridor Yayıncılık · 202019,5bin okunma