bunca yıllık kısır düşlerden sonra tam insanoğlunun aslında yaşamadığını kavramaya başladığı anda, insanoğlu yaşamıyor Allah kahretsin, atlatıyor, geçiriyor; en geniş, en yararlı hayatların bile yalnızca yaşamayı öğrenme sınırına kadar dayandığını çok geç öğreniyoruz, kendisinde sevme yetisinin olmadığını suskun avuçlarının gizeminden öğrenmişti, iskambillerin çözülmeyen şifrelerinden ve bu rezilce yazgıyı, korkunç yönetme tutkusunu durmaksızın besleyerek dengelemeye çalışmıştı, kendi mezhebinin kurbanı olmuştu, sonsuz alevlerde yakılıp kül edilmişti, yanılgılarla, suçlarla beslenmişti, namussuzlukta, onursuzlukta başı çekmişti ve bu gözü dönmüş açlığını, kalıtımsal korkularını alt etmeye çalışırken tek amacı, elindeki küçük cam misketi sonsuza kadar koruyabilmekti
Yükselen işçi hareketleri ile ilgili yapılan film veya kitaplarda, genel olarak bu yola giren karakterlerin ebeveynlerinin olumsuz bakışları görülür. Ana tam olarak bu duruma karşıt bir karakter dönüşümünü gösteriyor.
Baş karakterimiz genç yaşında evlendirilmiş, ömrü boyunca duygusal ve fiziksel şiddete maruz kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümü üzerine oğlu işçi hareketleriyle tanışır ve tanıştığı arkadaşlarıyla kendi evinde toplantılar yapmaya başlar. Ana da bu gençlerin konuşmalarını dinler ve yapmaya çalıştıklarını takip eder. Yaşanan olayları gözlemler. Bu gözlemler, dinlemeler ile ananın ilgisi artar ve o da gençleri anlamaya başlar. İşçi hareketinde aktif görevler alır.
Baştan sona kadar ana karakterimizin gelişimi mükemmel bir şekilde aktarılıyor. Tek eleştirim kitabın sonuna dair olabilir. Kitap yarım bırakılmış gibi. Devamında gelişen olaylar da anlatılmalıydı bence.
Bu kitaptan sonra okumadıysanız şu kitapları da okumanızı öneririm; İki Şehrin Hikâyesi, Demir Ökçe ve Gazap Üzümleri
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,4bin okunma