Öncelikle, bizi yaralamış insanları ne affedebiliriz ne de affetmek isteriz. Sadece bu sebepten dolayı, huzur içinde geçmişimizi arkamızda bırakamayız. Bizi cezalandıran herkesin bunun
bedelini ödemesini isteriz.
Ama kötü haber şu: Bu olmayacak.
Sonuçlara katlanan bir tek biziz.
“Elbette başkalarına yönelik bütün eleştiriler istenmeyen gölge özelliklerimizin yansıtmaları değildir ancak başka birisine verdiğimiz tepki aşırı duygu veya aşırı reaksiyon içerdiğinde bilinçdışı bir şeyin kışkırtıldığından ve harekete geçirildiğinden emin olabiliriz.”
“Yazmak bir terapi çeşididir; bazen yazmayan, beste veya resim yapmayan insanların, insanlık durumunun özündeki delilik, melankoli, korku ve panikten nasıl kaçınabildiklerini aklım almıyor.”
“Belki daimi bir öfke içindeyizdir ve kendimize yetemediğimiz için kendimizden, istediğimiz şeyi hiçbir zaman tam anlamıyla vermedikleri için de başkalarından intikam alıyoruzdur.”