Spoiler alert!!! But it was disappointing
3/10
·312 syf.··
2026 1. kitabı
I honestly don't know where to start... I guess this story meant to have feminist themes, but the characters were so shallow and caricatural that it actually felt anti-feminist. Actually, the whole story reads like an anti-feminist's idea of a dystopian liberal women's community. It's baffling that the premise relies on a community of women who want to live away from men, yet they are still so heavily dependent on a male writer for their economic well-being. There are digital jobs, you know? A lot of women sell things on Etsy or find creative ways to make a living. We see real-world examples of resilient women (even those who never had the chance to go to school) supporting themselves and their communities independently every day. Yet, this book insists on keeping everything male-oriented. There were no inspiring stories here, just women needing a male writer to make money so they could live like Smurfs. ALSO, THEY COULD HAVE JUST FOUND A FEMALE WRITER WHO WANTED TO LIVE ON AN ISLAND! Also, sorry, but what was that murder plan? Grady lying on the road dressed as a woman? Really? Is this dude a cartoon bandit? And why the cross-dressing? This is the second Alice Feeney book I've read where the villain is a man dressed as a woman. Furthermore, how did his wife not hear him talking on the ground, see the phone, or hear the car approaching through the call? It feels like the author tried too hard to create a twist, to the point where it stopped making any sense. Anyway, to be fair, this book was actually interesting and I couldn't stop reading for a while but the ending was just so disappointing that it immediately lost 3 stars from me.
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,867 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 1. kitabı
Tam bir Ege esintisi 80-90 lı yıllarda Ege de yaşıyor gibiyim. Bu eser, okuru 1980–1990’lı yılların Ege coğrafyasına taşıyan güçlü bir atmosfer kurgusuna sahiptir. Metnin en belirgin özelliği, mekân betimlemelerinin yalnızca fiziksel bir arka plan sunmakla kalmayıp, karakterlerin duygusal dünyasıyla bütünleşmesidir. Ege’nin kendine özgü doğası, gündelik yaşam pratikleri, mahalle kültürü ve insan ilişkileri, nostaljik bir duyarlılıkla ele alınmakta; okurda “orada olma” hissini sürekli canlı tutmaktadır. Kitap, ağlama ve gülme arasında salınan insani deneyimleri yalın fakat etkili bir anlatımla sunar. Duygusal yoğunluk, melodramatik bir abartıya kaçmadan, doğal ve içten bir biçimde aktarılır. Bu yönüyle eser, okurla duygusal bir bağ kurmayı başarmakta; sıcak, samimi ve tanıdık bir atmosfer yaratmaktadır. Anlatının merkezinde yer alan ilişkiler, bireysel kırılganlıklar ve küçük mutluluklar, dönemin sosyo-kültürel dokusunu yansıtan önemli ipuçları sunar.
Salkım Sokak No:3İclal Aydın · Artemis Yayınları · 02,535 okunma
Reklam
10/10
·144 syf.··
2025 101. kitabı
Okurken sessizliği bile duyabildiğim, duygunun bağırmadan aktığı çok özel bir roman oldu. Yasunari Kawabata, Japon edebiyatının en önemli isimlerinden biri ve 1968’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış bir yazar. Karlar Ülkesi ise ilk olarak 1930’lu yıllarda yazılmaya başlanmış, zaman içinde bölümler hâlinde yayımlanmış ve Japon edebiyatında modern klasikler arasına girmiş bir eser. Kawabata’nın bu romanı, Japon estetiğinin o “az söyleyip çok hissettiren” anlayışını çok net bir şekilde yansıtıyor. Romanın konusu yüzeyde oldukça sade: Tokyo’dan uzak, karlarla kaplı bir bölgede yaşayan insanlar ve bu bölgeye gelen Shimamura ile geyşa Komako arasındaki ilişki. Ama hikâye aslında bir aşk anlatısından çok daha fazlası. Bu ilişki; yalnızlık, ulaşılmazlık, geçicilik ve insanın içindeki boşluk duygusu üzerine kurulmuş. Karlar, soğuk ve sessizlik sadece bir arka plan değil; karakterlerin iç dünyasının da bir yansıması gibi duruyor. Kawabata’nın dili çok sade ama bir o kadar da şiirsel. Uzun açıklamalar yok, duygular doğrudan söylenmiyor. Cümleler kısa, görüntüler net ve sessiz. Ama tam da bu sessizlikte duygular büyüyor. Karlar Ülkesi, Japon edebiyatının “mono no aware” denilen, geçiciliğin verdiği o hüzünlü güzellik hissini çok iyi yansıtıyor. Aşk var ama tamamlanamıyor, yakınlık var ama mesafe hep korunuyor. Bu da romanı dramatik değil, melankolik ve zarif bir noktaya taşıyor. Okurken içimde sessiz bir hüzün kaldı ama bu hüzün ağır değil; daha çok insanın içini durultan, düşündüren bir his. Benim için Karlar Ülkesi, yüksek sesle anlatılmayan duyguların, söylenmeyen cümlelerin ve karın altındaki sessiz kalbin romanı oldu. Bitirdiğimde geriye kalan şey, olaylardan çok bir atmosferdi. Ve sanırım Kawabata’yı özel yapan da tam olarak bu: kelimelerle değil, boşluklarla
Alıntı
Karlar ÜlkesiYasunari Kawabata · Can Yayınları · 2022723 okunma
8/10
·56 syf.·
Beğendi
·
2025 161. kitabı
Kitap Bilgisi ve Arka Plan Özgün adı: An Odyssey of the North (Jack London) İş Bankası Modern Klasikler Serisi — No: 111 Türkçe çeviri: Levent Cinemre Kitap kısa bir öykü / novelladır (yaklaşık 56 sayfa) İlk olarak “Kurdun Oğlu” adlı derlemede yer almıştır. --- Detaylı Özet 1. Başlangıç ve Karakterler Hikâye Naass adında bir kabile reisiyle başlar. Naass, Aleut adalarında yaşayan bir kabileye aittir. Naass, karısı Unga ile evlenir. Ancak düğün günü Unga, denizden gelen sarı saçlı, beyaz bir adam tarafından kaçırılır. Bu adam, Naass’a göre devasa bir yapıdadır — “iki metreyi aşan boyuyla bir devi andırır.” Naass, gururunu ve aşkını korumak için intikam peşine düşer. 2. Yolculuk ve Arayış Unga’yı kaçıran adamı bulmak için Naass, zorlu bir yolculuğa çıkar.
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,3bin okunma
You ain’t never the same when the air hits your brain
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 17:23
Frank T. Vertosick Jr. describes his personal voyage from eager medical student to board certified neurosurgeon. By turns comic and tragic, this memoir is a must read for neurosurgeons but also of interest to most readers. Dr Vertosick provides, from an American perspective, a keen insight into a specialty which is often regarded with suspicion by other doctors. He did not initially intend to become a neurosurgeon, but “strayed too close to a dangerously seductive profession and became stuck for good like a fly in a spider’s web.” On his first day as a neurosurgical resident, a cynical and weary chief resident takes him aside and outlines the “Rules of Neurosurgery.” The first of these provides the title of the book: “You ain’t never the same when the air hits your brain.” A worrying proposition to those with no background knowledge, nevertheless this maxim pithily sums up the subtle, intangible change that often occurs after cranial surgery, but which cannot be neatly recorded on a chart. The other rules include such useful aphorisms as “the only minor operation is one that someone else is doing” and “if the patient isn’t dead you can always make them worse,” a contemporary variation on the Hippocratic motto: "primum non nocere." Though lighthearted in tone, the book addresses serious points that are relevant to the practice of neurosurgery in particular and medicine in general. Medical careers tend to be dominated by anecdotes. Clinicians all remember their first times, the medical curiosities they have encountered, and, perhaps most importantly, their mistakes. Dr Vertosick’s trial by fire comes during a craniotomy and clipping of aneurysm. At first the case progresses well, but suddenly he is faced with a “crimson flood” as the aneurysm ruptures, with catastrophic results for
Nörobilim
When the Air Hits Your BrainFrank T. Vertosick Jr. · W. W. Norton and Company · 20081 okunma
Puan vermedi·491 syf.··
2025 142. kitabı
Kitabı çok sevdim. Oliver bence aşırı tatlı bir adam. Hem manipülatif hem düşünceli. Yani adam kendini kötüyüm kötüyüm diye diye kötü edicek sandım. Ama minik bir kelebek ya ne kötüsü dkdkdk Eve çok tatlı bir hanım kızımız. Aynı zamanda zeki, inatçı, esprili ve güzel. Kitapla ilgili tek olumsuz yorumum gereksiz uzun olması. Bazı yerleri olmasa da olurdu. Ama onları bile zevkle okudum. Uzun zamandır kitapların yatak sahnelerini okumadan geçerim artık hep birbirinin aynısı olmuşlar ama yazar o kısımları bile okuttu bana. Arkadaşları Fin ve Matti de okumak isterim. Henüz bakmadım ama sanırım Yara ve Fin içeren bir kitap yazmıştır yazarımız ya da yazacaktır. Mitchel miydi yoksa bitchell miydi o it bir yumrukla iyi kurtuldu keşke iyi bir dayak yiyebilseydi. Noranın hikayesini ayrıca merak ettim kendisi hayvan barınağının sahibi. Hatta kont Mandy ve Norayı shipledim, mükemmel bir çift olurlar. Gelelim kitabın içeriğineeeee SPOİLER İÇEREBİLİR DİKKATLİ OLUUN Kızımız Evie düğün gününde isimsiz bir mesaj alıyor. Mesajda baş nedimesi ve damadın düşüp kalktığı tüm detaylarıyla yazıyor. Evie de intikam istiyor ve tam papaz onaylıyor musunuz dediği anda mesajları okuyup adam it köpek diyor ve kağıtları kafasına fırlatıp kaçıyor. Tesadüf bu ya Oliver yakışıklı romeo olmayan adamın arabasına biniyor mitchellden kaçmak için. Meğer bizim şerfsiz damat ve oliver düşmanmış. Sonra kızımız gelinliğiyle kaldığı için Oliverdan yardım istiyor. Düşmanımın düşmanı dostumdur diyip alıp kızı oteline götürüyor. Adam kırk yılda bir efendi davranmaya çalışıyordu kii kızımız adamı baştan çıkarıp yatağa atıyor dkskskd sonra işte bu Oliverin gözünü diktiği bir mülk var. Meğer bu ex damatta orayı istiyormuş sahibinin gözünü boyamak için de evlenmesi gerekmiş. Tabi bizim kıza zengin olduğunu bile
No RomeoDonna Alam · Montlake · 20242 okunma
Reklam
Reklam