..değersizleşme, iç boşalması ve anlamsızlaşma: Deşmek amacıyla insanın içine yönelme, özünü açığa çıkarma çabası, iç yolculuklar yapıp bunları dışarı vurma, içi keşfetme! Keşfedildiği sanılan şey, söylemleşen şey kadardır. Kevgire dönen insan ruhu ishal olur...
Açıklık ideolojisi herkesçe benimsendikçe, herkes itirafa ve günah çıkarmaya kışkırtıldıkça, herkes teşhirci ve röntgenci olmaya
zorlandıkça, hepimiz, iktidar-kitle ortaklığı şiddetinin taşıyıcısı ve hedefi haline geliriz.
Farklı olmadıklarını, genelin, vasatın içinde yer aldıklarını, iktidara, modaya (ve medyaya) uyduklarını, paraya ve sopaya itaat ettiklerini gösterebilenlere –tüm bunları farklılık söylemi içinde yapanlara– bu hayatta yer vardır.
Sürekli can çekişen ama ölmeyen, ölmemesi için
efendilerin de kölelerin de ellerinden geleni yaptıkları bu sistem; hem öldürür (doğayı ve insanı, etiği
ve estetiği), hem de yaşatır: açık yara gibi, irin gibi,
kan kaybıyla, bilinç yitimiyle, kısmi felç halinde, lağımda ve pisliğin ortasında, üst baş kan içinde, elde
bayrak, ağızda küfür, gözlerde linç isteği...