Nom Perdu

Nom Perdu
@nomperdu
Much wisdom is such grief.
İzmir
Ankara, 8 Şubat
49 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Baş­kası, ben, tüm müphemliğiyle oradadır, tüm müphemliğimle oradayımdır, oluş halindedir, oluş halindeyimdir, oluş halindeyken gelmiştir, oluş halindeyken gelmişimdir; ilişki, özgül bir süreç olarak böyle şekillenir, katillik ya da kurbanlık, iyilik ya da kötülük, hepsi ve hiçbiri..
Sayfa 16
Reklam
“Sadece bizim körelmiş duygularla algıladıklarımız değil, aynı zamanda bir içiçe geçmiş gerçeklikler kargaşası var. Sınırlara inanmamız korku ve ukalalıktan. Hiçbir sınır yoktur. Ne düşüncelere ne de duygulara. Sınırları koyan korku ve endişedir.” Güz Sonatı, Ingmar Bergman
İnsan ve Duygular
“Kanatlı bir at hayal ediyorum. Ama bu onun tam burada, gerçekten önümde olduğu anlamında gelmez. Bunun bir kurgu olduğunu bilirim. Burada iki yeti ayırt edilebilir: fikirleri olumlamak ya da yadsımaksızın temsil eden anlama yetisi ve bu fikirlerin doğruluğu ya da yanlışlığına hüküm veren istenç. Öyleyse hata, fikirlerimizden değil, hüküm vermekte fazla aceleci olan istencimizden kaynaklanır.”
Otonom Felsefe
Zihnin bilgi düzeyi arttıkça, hem kendi kudretini hem de Doğanın düzenini daha iyi anlar: Kendi kudretini daha iyi anladıkça, kendi kendini daha kolay yönlendirebilir ve kendine kurallat koyabilir.Doğanın düzenini daha iyi anladıkça da kendini lüzumsuz uğraşlardan o kadar kolay sıyırabilir.
Sayfa 53
Aşkıncı biri, köklü bir aşkıncılık geleneğinin etkisiyle iştahın sorgusuz sualsiz kontrol altına alınması gereken bir çeşit iblis olduğu bilincini benimsemiştir. Kuşkusuz, iştahın bizi ölçüsüz yönetmesi gerektiğinş söylemek yersizdir. Ama iştahla ilgili olarak yaşanan tedirginlik basit bir ölçülülük tavsiyesinden çok daha ileri gider. Semavi dinlerin tümünde görülen “nefsine hakim ol!...” buyruğu, iştah ile günah kavramlarını çoğu zaman öyle iç içe geçirir ki, zamanla şuna ya da buna, şu ya da bu ölçüde duyulan her iştah peşinden belli belirsiz bir kirlenme ya da suç işlemişlik duygusunun belirivermesine yol açar. Meşhur “ilk günah” anlatısı bu olgunun tipik bir ifadesi olmayı sürdürür.
Sayfa 35
Felsefe
Reklam