Yaşamıma ve onun gizli rengine baktığımda içimde gözyaşı titreşimi gibi bir şey oluşuyor. Şu gökyüzü gibi. Aynı anda hem yağmurlu hem güneşli, hem öğleüstü hem gece yarısı.
Şimdi yine zamanım olsaydı... Kendimi oluruna bırakmaktan başka bir şey yapmazdım. Bu durumda başıma gelen her şey, bir çakıltaşı üzerindeki yağmur gibi bir şey olurdu. Yağmur, taşı serinletir, ne güzel. Bir başka günse güneşten yanar taş. Mutluluğu tam olarak böyle bir şey gibi düşündüm.
Bir erkeğin güzelliği içsel ve içten gerçekliklerde kendini gösterir. Yüzünden ne yapabileceği okunur. Ve bu, bir kadın yüzünün görkemli yararsızlığı pahasındadır.