Sizce?
Epeydir aklıma takılan bir soru var PDF olarak kitap okumak genel olarak pek hoş görülen bir şey değil nedense. ( Yazara haksızlık olarak görülüyor genellikle.) Ama kütüphaneden kitap alıp okumak gayet normal bir şey olarak görülüyor. Halbuki iki durumda da bir kitabı birçok kişi ücretsiz bir şekilde okumuş oluyor. O halde ikisini birbirinden ayıran şey nedir?
HZ. MUAVİYE'YE "radyallahu anh" DENİLMEZ Mİ? -III-
"Ömer İbnu'l-Hattab (r.a.), Umeyr İbnu Sa'd'ı Humus valiliğinden azledince, yerine Hz. Muaviye'yi (r.a.) tayin etti. Halk: Umeyr'i azledip Muaviye'yi mi tayin etti, diye mırıldandı. Umeyr (r.a.) ise: Muaviye'yi hayırla yâdedin. Zira ben Resulullah aleyhissalatuvesselamın "Allahım onunla (insanlara) hidayetini ulaştır!" dediğini duydum, dedi." Kütüb-i Sitte, Hadis No: 4478 Evvelki yazılarıma yapılan bazı yorumlardan ötürü, daha başlarken bir noktayı açıklığa kavuşturmak istiyorum: Hz. Muaviye'nin "radyallahu anh" denileceklerden olduğu "şu âhirzamana kadar" Ehl-i Sünnet mabeyninde "netameli" bulunmuş bir konu değildir. Mevzuun gerek İmâm-ı Gazalî'nin İhyâ'sında, gerek İmâm-ı Rabbanî'nin Mektubat'ında ve gerekse diğer makbul/muteber kaynaklarımızda nasıl ele alındığını incelerseniz "netameli" hiçbir noktaya rastlayamazsınız. Hz. Muaviye'nin bir Sahabî olarak "hürmete layık olduğu" gayet açıktır. İttifakla da beyânlıdır. Ulemamızın bu meseleyi medar-ı bahs etmeleri, kendi aralarında tartışma konusu olduğundan değil, Şia vb. bid'a fırkaların Mü'minlerin kafalarını/kalplerini karıştırmalarına engel olmak içindir. Elhamdülillah. İşte biz de bugün o salih seleflerimizin izlerini takip ediyoruz. Rabbim, ne bu dünyada ne ötekisinde, dudaklarımızı ayak izlerinden kaldırmasın. Âmin. Bediüzzaman'ın da bu müceddidler kervanının bir halkası olduğunu hatırlarsak, elbette, ondan da bu hak yoldan başkası sâdır olmaz. Başka muradı olamaz. Zâten, Hz. Ali radyallahu anhın duruşunu "azimet" Hz. Muaviye radyallahu anhın duruşunu ise "ruhsat" noktasında ele alması, "her ikisini de" İslâm dairesi içinde gördüğünün delillerinden birisidir. Mezkûr kavramlar hakkında küçük bir özet geçersem: **Azimet "asıl hüküm"dür. Ruhsatsa şartlarına bağlı olarak uygulanabilecek "geçici
Hazreti Muaviye
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tembel Soylunun Değişimi - Bölüm 26
Ruru: Yanan bir kalbi soğutan, veya taş kadar sert bir kalbi parçalara ayıran şey nedir bilir misin? ŞÜPHEDİR! Kendine duyduğun şüphe! Kalbinin her zaman aynı olmaması çok normal. O yanan hırsın söndüğünde ve vücudun ağırlaşmaya başladığında gereksiz düşüncelere kapılırsın. Böyle zamanlarda ise düşüncelerin hep kötü olur. Bundan dolayı bunu tek başına değil, birlikte yaparsın. Kendine inanmadığın zamanlarda, sana inanlara inan! Ve sana inanlar zorlanmaya başladığında sana davrandıkları gibi davran! Birlikte olduğun sürece adımların daha keskin olur!
Yazmak anlaşılmak biraz
“Beni karanlıktan aydınlığa sadece yazdıklarım çıkarıyor. Bir şekilde kendimi bir karanlık odada kalabalık bir yalnızlığın içerisinde buluyorum. Yalnızlığın da türleri vardır. Bazı yalnızlıklar sakin ve dingindir fakat bazı yalnızlıklar ise kalabalıkla doludur. Bazılarının yalnızlığında öfkeli bir kalabalık vardır, ellerinde meşale ile gelip Frankenstein'i öldürmek istercesine saldırırlar. Bazıların kalabalığı ise oturur evet sadece oturur. Dünyanın yaşanılası yönünü kaybedip kendi kararsızlığımızda sürekli beton duvarlara çarptığımızdan belkide. Yoksa dinlenmek mi amacım yoksa okunmayacak binlerce metine mi esir olmak ahvalim. Hayır elbette karamsar değilim. Sadece susturmaya çalıştığım şeyler var. Onlarla başa çıkmamın tek yolu yazmak... Bir savaşın ortasında sığındığım kale'm işte. Oradada hazır ediyorum top tüfeğimi. Haberleri açıyorum ölümler.. haberler de katliamlar ve yetim kalmış çocuklar veya feryat eden analar. Benim çarem mi kalıyor. Kuralların dünyasında ben de kendimi bir kanuna kaptırmışım tıpkı bir örümceğin öleceğini bile bile veya yıkılacağını bile örüyorum ağlarımı. " Gül hemşire içinde ki merakı dindirmemiş olacak ki “Peki bu karanlıktan kurtulma yolumuz yok mu Edip Sehran bey?” “Evet var elbette. Ben herkesin öyle kendini bir odaya kapatıp sıkıcı şeyler yazmasını istemiyorum elbette. Bu hayatın kaybedeni de değilim aslında. Sadece hastalığına şifa arayan bir dervişim belki. Bir adam geliyor romantik romantik konuşuyor gibi duruyor belki uzaktan bakınca. Mecaz konuşuyor gibi. Aslında basitleştirememek belkide. Herkesin bu dünyada bir vicdan azabı vardır Hemşire hanım… Herkesin bu dünyada susturmak istediği bir canavar vardır. Benim de heralde sorunum bu bilmiyorum. Yazmak anlaşılmak telaşı belkide. Normal insan nedir sorusuna cevabım yine
"Vazifeye sizin talip olmanız gerekir."
Ergün Arıkdal Bu alanla ilgili video izlerken sonda "Vazife verilmez, alınır." tarzı bir söz denmişti. Ve de etkilendim. Tıpkı "Saygı beklenmez, hak edilir." gibi meyveli yaş pasta tadında bir sözken sevmemem mümkün değil. (: O zaman anlıyorsun ki tercih yapıyorsun: Zorunda tutulmamışsın. Kişinin kendi iradesiyle doğruyu seçmesi ile zorundalıktan seçmesi hiç de aynı şey değil. İrade ve akıl bağlantısını sağlıklı kurup yolunu seçtiğinde "Allahım ilmimi arttır.", "Allahım sana varacağım yollarda yürüt beni." , "Allahım, beni aklınla akıllandır, ahlakınla ahlaklandır.", "Allahım tövbe ediyorum, nefsimi sana emanet ediyorum. Sen emaneti hakkıyla koruyansın.", "Allahım idrakimi arttır, seni hakkınla tanımam mümkün değil ama denemek, elimden geldiğince tanımak isterim.", "Allahım beni iyilik edenlerden, yardımı layıkıyla yapanlardan eyle." gibi çağrıların (duaların) olacaktır/ oluyordur. Tercihi iman ile zorundalıktan/ kandırmacadan yapılan sözde iman farkı gibi. Kişiliğini sağlamlaştırmak ve geliştirmek istiyorsan sağlamlaştıran ve geliştiren yollarda yürüyeceksin. Nefsin canavar halini, ilkelliğini, iradesizliğini, iyi- kötü ayırt edemeyişini, yetersizliğini, basitliğini, acizliğini vs. görmezden gelip ehlileştirmezsen çağrıların "Allahım hırsızlık yapmam için lütfen ev boş olsun.", "Allahım umarım karım eve gelmez.", "Şu işi alabilmek için ne yalan söyleyebilirim Allahım?", "Milleti dolandırabilmek için başka ne numaralar vardır Allahım?", "Olmek üzereyken kestirmeden cenneti nasıl garantilerim Allahım?", "Allahım tatile gidiyorum, ne olur röntgen çekeceğim kadınlar/ erkekler olsun."... Şeytanın da Allahı vardı ama şeytanı İlahlaştıranlar ilk sanırım, her neyse. Akıllı ve iradeli varlıksan tabi ki görev almayı da bilmelisin: Seçim yapman gerekecek. Ama kullanamıyorsan
Duygu ve Düşünce
Satrançmı ne satrançı sadece gerçekler
Okuyacak vaktin yoktur olmamışki zaten hiç sanmaki zâtını vazgeçilmez vazgeçtim işte, sanmaki bitmez sevgim bitti işte, sanmaki merakın bitecek bitmeyecek Hoş olur,söz olur , aşk olur belki ama bunlardan sen olmaz. Biri var hayatımda,bilmiyorum nasıl oldu ama oldu işte bir şekilde Allahın rahmetinden sual olunmaz , hayırlısı olsun dedim hep,hayırlısı gerçektende böyledir belkide zamana bırakmak gerekiyor, seni aklımdan çıkardım eee o zaman burda ne işim var 😅 Aslında artık umrumda değil ama kaygılı biri olduğum için buraya yazıyorum sonuçta senin zamanın çoooook kıymetli ama okuyacaksın biliyorum,tabi kime göre neye göre kaygılıysam.. Bilirmisin kaygılı bireyler kafalarında kurar ama benimki öyle değildiya ben gerçekleri kabullenmedim(hep duyduğun gerçkler değil bunlar),buraya binlerce kelime döktümya hatta bunun üstüne birde doğum günün için video çektim , aslında bunların hepsi kaygılanmaktan yada ayrılmandan kaynaklı olmayan sana olan sevgimden ötürü olan şeylerdi,, gelgelelim gerçeklere eda (Eda), günlerden 15 şubat sana sorular sordum hemde bir soruyu defalarca sordum hatırlıyormusun dur sen unutmuşsundur ben yazayım;Satranç muhabbetini hatırlıyormusun senin ilk vize zamanın sana hep orda oynadığın bir kişiyi sordum ve bana hep farklı cevaplar verdin (ilk sorduğumda satranç arkadaşı, ikinci sorduğumda eski sınıf arkadaşı demiştin) hatırlarsan ama en kötüsü ne peki biliyormusun ben daha siz satranç oynarken yazdıklarınızı okuyabiliyordum zaten(kasım ayı günlerden ne zaman hatırlamıyorum),arkadaşım dediğin kişinin Yusuf diye biri olduğunu belki eski sevgilin belkide gerçekten eski arkadaşın bunu bilemem,ama bana orda birşey demen gerekiyordu o mesajları o an gördüğümü nasıl bilemezsinki ,senin içinde bulunduğun durumdan yani sınavlarının zorluğundan dolayıda içine