Puan vermedi·272 syf.··
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:32
Bir çok klişe olmasına rağmen benim eğlenerek okuduğum bir kitap oldu. Ana karakterlerin arasında ki romantik ilişkiden daha çok iki karakterinde kardeşleriyle olan ilişkisi hoşuma gitti özellikle Max ve Küp kitabın kısa kısa yerlerinde geçmelerine rağmen bayıldım ikisine de. Hem şömiz hem iç kapak tasarımını da beğendim. Böylece romantik kitap sezonunu da açmış olduk yaz için.
Normalin ÖtesindeBecky Wallace · Ren Kitap · 2021204 okunma
Alacakaranlık Öyküler
Puan vermedi·165 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
Bugün selvihancaokumalar;keşif yolculuğunda kurgusu ile şaşırtan @alacakaranlik_öyküler ile geldii... Kitap birbirinden bağımsız sekiz öyküden oluşuyor ama hepsinde ortak bir huzursuzluk hissi vardı. Öykülerin çoğu çok normal başlıyor aslında. Bir yolculuk, bir anı, bir iş yeri, bir insan… Sonra olaylar yavaş yavaş tuhaflaşmaya başlıyor. 8 farklı hikayenin başlıkları şöyle ; Polaroid Kestirme Yol Göz açıp kapayıncaya kadar Büyük Keşif Ressam Koleksiyoncu Hikayecinin kulübesi 19. Gişe En çok Kestirme Yol aklımda kaldı sanırım. Tatilden dönen bir çiftin kısa olsun diye başka bir yola girmesiyle başlıyor. Ama yol ilerledikçe ortam değişiyor, sessizlik artıyor ve hikâye garip bir yere gidiyor"Bilinç altına".Okurken “geri dönün artık” hissi yaşadım sürekli. Polaroid’de huzurevinde yaşayan Nevzat Bey ve yıllardır sakladığı eski bir fotoğraf makinesi var. Geçmişten gelen detaylar ortaya çıktıkça öykü daha da kararıyor. Koleksiyoncu ise bir diş hekimi olan Deniz’in saplantısını anlatıyor. Güzel dişlere karşı normalin ötesinde bir ilgisi var ve olaylar gerçekten rahatsız edici bir noktaya gidiyor. Büyük Keşif’te arkeolog Yakup’un Ağrı Dağı eteklerinde yaşadıkları vardı. Uyarılara rağmen girilen mağara kısmı özellikle çok iyiydi. 19. Gişe de en farklı öykülerden biriydi bence. Eski bir tren gişesi, tuhaf olaylar ve başka bir yere açılıyormuş hissi veren karanlık bir atmosfer vardı. Bir de Hikâyecinin Kulübesi… En sakin başlayan ama ilerledikçe en tekinsiz hissettiren öykülerden biri olabilir. Öykü kitaplarını seviyorum ama böylesi korku,gerilim,gizem ve kadim sırlar içerenini ilk kez deneyimledim.Kitabı elimden bırakmadan okudum diyebilirim.
Alacakaranlık ÖykülerMesut Harun Akdaş · Mahlas Yayın Grubu · 202524 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2025 93. kitabı
Herkese merhaba Bugün, beğenerek izlediğim Kıskanmak dizisinin kitabıyla geldim. Kardeş kıskançlığı, her ailede yaşanan hatta normal olan bir durum. Zira, aynı anne babanın sevgisini paylaşmak kolay değil. Kitap, kahramanımız Seniha’nın abisi Halit’e karşı duyduğu normalin çok ötesinde bir kıskançlığı anlatıyor ve bu kıskançlığın mimarı malesef ebeveynleri. Halit tam bir kız güzeliyken, Seniha’nın çirkinliği aile içinde açıkça dile getirilir; Halit'in geleceği için Seniha'nın geleceği yok sayılır ve bu konuda hiç şüpheye düşülmez. Yalnız ve sevgisiz kalan Seniha, intikamını sessiz ve derinden alacaktır. Dizi ile kitap birçok yönden farklı ilerliyor; Nüzhet özellikle; tam nefret edilecek bir karakter, Halit avukat değil mühendis, Nalan akraba ama küçük bir kız çocuğu gibi gibi bir sürü fark var. Yazar, psikolojinin henüz bilim bile olmadığı bir dönemde yaptığı analizlerle çok iyi bir iş çıkarmış, keşke daha uzun olsaydı. Keyifli okumalar
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 20223,372 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2025 87. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 00:04
Yazar diyor ki, Osmanlı ve Türkiye modernleşme hikayesini heteronor­mallik kavramı ekseninde yeniden okumayı amaçladım; normalin normal olma sürecini içerdiği tüm istikrarsızlıklarla birlikte ele al­maya çalıştım. Ben de diyorum ki, bu kitap beni aştı, yani ileri okumanın da ötesinde, ipileri okuma. Yazarın düşüncelerine kaynaklarına sağlık.
Cinsel Normalliğin KuruluşuEzgi Sarıtaş · Metis Yayıncılık · 202028 okunma
normalin inşası
10/10
·279 syf.··
2025 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 20:20
klasik anlamda bir deneme kitabı olmasının ötesinde, birey özgürlüğünü, toplum baskısını, eğitim sistemini, delilik kavramını ve otoriteyi sorgulayan felsefi bir metin. kitabın temel derdi, “normal” kavramının ardına gizlenmiş olan cehennemleri göstermek. vassaf’ın dili yalın ama anlattıkları rahatsız edici. cehenneme övgü, görünürde “özgür” yaşadığımız hayatlarımızın aslında ne kadar düzenlenmiş, gözetlenmiş ve denetlenmiş olduğunu fark ettiriyor. gündüz vassaf, totaliterizmi sadece siyasi rejimlerle sınırlamaz; onun en tehlikeli hali, gündelik yaşama sinsice yerleşmiş olanıdır. örneğin: – sabah aynı saatte kalkmak, belli kurallara göre giyinmek, işe gitmek, öğle arasında bile sistemin izin verdiği kadar “özgür” olmak… – okullarda çocukların sıra olup aynı şeyi düşünmeye teşvik edilmesi… – hatta “normalliğin” ve “aklı başındalığın” bile bir otorite tarafından tanımlanması… vassaf, son örneğimde olduğu gibi psikiyatri ve toplumsal düzenin birbirine nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğuna dikkat çekiyor. psikiyatri, bireyi “normal” olarak tanımlamakta ve bu “normal” içinde yaşamasını beklemektedir. burada, toplumun kurallarıyla paralel olarak, bireylerin kendi içsel çatışmalarını, korkularını ve düzensizliklerini “tedavi” etmeye yönelik bir süreç başlatılır. fakat bu süreç, çoğu zaman gerçek bir özgürleşme değil, toplumsal düzene daha fazla entegre olma çabası olarak karşımıza çıkar. bu yaklaşım, aslında bireyi bir tür “makine parçası” gibi görür. içsel dünyası, duygusal deneyimleri, düşünsel çatışmaları göz ardı edilir ve önemli olan, düzenin normalini bozmadan işleyebilmesidir. bu da bireyi, kendisini anlamaktan ziyade, sadece toplumun taleplerine uyum sağlamaya iter. psikiyatri, çoğu zaman bir bireyin içsel olarak huzursuz hissetmesinin nedenini, dışarıdaki toplumsal
1000Kitap
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabı okuyalı bir ayı geçti, aklımda bıraktıklarını not almış olmak istiyorum. Geride rahatsız edici bir his bırakan bir konu, ama çok güzel bir üslup ve tespitler. İki yetişkin adam, hem hayatı bu derece doluca yaşıyorlar hem de kendi küçük dünyalarında sıkışık kalmışlar. İç dünyaları, insan ilişkileri, hayata dair geliştirdikleri anlayış normalin ötesinde bir zenginlik taşıyor ama en sonunda geldikleri şey evlerinde baktıkları genç kıza garip bir takıntı beslemek. İkisinin arasındaki arkadaşlık da, Nihal'e duydukları da sevgi de bana çelişkili hisler yaşattı. Belki bu nedenle kitabın asıl güzelliğini görmedim, ya da "asıl konu aslında çocukluğa bir ağıt" sonucuna varamadım. Karakterlerin sadece bu düzende var olması kaybedilmiş bir potansiyel gibiydi. Ama aslında mükemmellik beklemek de mümkün değil ki, belki de çıkarabileceğim mesaj budur - insan ruh dünyası hem çok zengin hem de yüzeysel kalan bir varlık olabilir. Yazarı okumaya devam edeceğim.
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010,1bin okunma