"Beni sevmediğin günleri tek tek takvime not ettim, Şimdi elimde koskoca bir yüzyıl var, yapayalnız yaşanacak."
Şiir
what is the greatest lesson a woman should learn that since day one she's already had everything she needs within herself it's the world that convinced her she did not
Sayfa 241·Kitabı okudu
Reklam
Aydın, okumuş bir adamla karısı:
"... öz kızlarını, yedi yaşındaki bir yavruyu sopayla dövüyorlar. Bunu en ince noktasına kadar not etmiştim. Babası dövmek için kullandığı kuru dalların dikenli olmasına dikkat ediyor; dayak “daha oturaklı” oluyormuş, böylece kızcağıza “yerleştirmeye” başlıyor. Dayak atanlar arasında öyleleri var ki dövdükçe kızışıp sonunda tam bir şehvet duymaya başlarlar, bunu iyice biliyorum. Şöyle bir beş on dakika döverler; vuruşlar gittikçe hızlanır, sıklaşır, daha yakıcı olur. Çocuk bağırır, sonra artık bağıramaz olur, tıkanır sadece, “Baba, baba, babacığım!” diye inler…"
Sayfa 452 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Alıntı
Şarkımız kurgubilimle okunuyor makamsız
Sayfa 24 - Dinosorus'un Rinoseroslara bitimsiz yakınması
Şiir
Geç oldu evimize gidelim Dünya sünsün bu bulaklarda buram buram Biz evimize gidelim geç oldu
Sayfa 25 - Dinosorus'un Rinoseroslara bitimsiz yakınması
Şiir
As an apatheist, I was impressed
my god is not waiting inside a church or sitting above the temple's steps my god is the refugee's breath as she's running is living in the starving child's belly is the heartbeat of the protest my god does nót rest between pages written by holy men my god lives between the sweaty thighs of women's bodies sold for money was last seen washing the homeless man's feet my god is not as unreachable as they'd like you to think my god is beating inside us infinitely
Sayfa 133·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam