الحمد لله، الحمد لله، الحمد لله، والصلاة والسلام على نبيه ﷺ، السلام عليكم ورحمة الله وبركاته.
Öncelikle belirtmeliyim ki İbrahim Gadban Hocanın gerek hitabetini gerekse kalemini beğendiğim nadir
Refet, Fatma Aliye ile tanışma kitabımdı ve ben Refet'i çok sevdim. Ana kız verdikleri hayat mücadelesi, vakur duruşu, ilime olan sevgisi, hayatını kurmanın yolunu başka yerlerde değilde ilimde aramasıyla, çalışkanlığıyla Refet, kalbimde yer eden bir karakter oldu. Şule, Şahap, ve Cazibe'yi de Refet'e olan vefalı dostluklarıyla sevdim. Hatta devam kitabı olsa ne güzel olurmuş diye de düşündüm. Kitabı bitirdiğimde inşallah bundan sonra daha mutlu olmuşsundur Refet dedim. Şunu da eklemeliyim ki içinde geçen kelimelerle (altında dip not halinde günümüz karşılıkları verilmiş) eskiden ne kadar zengin bir dilimiz olduğunu ve bunu ne kadar daralttığımızı bir kez daha fark ettim. Okuyun bence.
Bazı kitaplar vardır; kurgusu sizi içine çeker ama hissettirdiği o yoğun klostrofobik atmosfer yüzünden okurken nefesinizi tuttuğunuzu fark edersiniz. S. J. Watson ’ın Uyuyana Kadar romanı benim için tam olarak
Okudum ama tarayarak. Üzerinde durmadan. Tek bir not bile almadan. Bakış açısı fena değil ama çok sığ bir kitap olmuş, bilgi desen hiç yok hele. Vasatın da altı...