Merhaba arkadaşlar. İki Yıl Okul Tatili, yine çocukluğumuza dair Jules Verne klasikleri arasında yerini alsa da 2020 Covid dönemi sonrasını yaşayanlar için aslında sadece bir macera kitabı değil, yazarın neredeyse bunu da tahmin eder gibi kaleme aldığı eserlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak ana fikrimiz çocukların hep beraber bir hayatta kalma savaşı olarak karşımıza çıkarken son yıllarda bütün insanlığın hastalık ve savaşlardan sonra hayatta kalma çabalarına baktığımızda bu kitabın etkisi şimdi çok daha farklı oluyor. Ufak bir not eklersek, batının çocuklarının rahat yaşaması için doğunun çocuklarının ölmeye devam etmeleri de bu çabaya dahil ve batının çocukları o yüzden bu çıkarıma asla dahil değiller.
İki Yıl Okul Tatili kitabını incelediğimizde, bir kişinin hatası bin kişinin savaşı nasıl oluyor derseniz işte bunu söyleyerek başlayabiliriz. 1888 yılına uzandığımız bu hikaye bizlere Chairman yatılı okulundaki bir grup çocuğun Yeni Zelanda’da Auckland’da içki içmek amacıyla çıktıklarını ama sonra gemilerinin halatının koptuğunu, kaybolmasını ve bir adaya düştükten sonraki mücadelesini anlatıyor. Jules Verne için zaten mekan olarak bir ‘Ada’ verin ve ortaya nasıl ürünler sunabileceğini görün desek yeridir.
Hiçbir yetişkin olmadan 15 çocuğun neler yapabileceğini göstermeye çalışması da hikaye için incelenecek ayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Burada yetişkinlere yönelik bir eleştiri mi yoksa onlara duyulan bir ihtiyaç mesajı mı verildi derseniz, bunun cevabını sadece kitabı okuyanlar bilsinler diyeceğiz. Sloughi’nin Pasifik’te fırtınaya yakalanması ve parçalanması, çocuklarının bir adaya düşmesi sonrası ise hikaye başlar. Ama şu noktaya çok hayran oldum ki, çocuklar öncelikle hayatta kalmaları gerektiğinin bilincindeler. Yani öyle önüne