"Füruzan edebiyatımızda bir olaydır." - Memet Fuat
Sait Faik Hikaye Armağanı ödülünü kazanan ilk kadın yazar, Füruzan'ın ilk ve ona ödülü kazandıran kitabı Parasız Yatılı. Parasız Yatılı'dan sonra Füruzan, birçok alanda ardı ardına eserler vermiş, bazıları tiyatro sahnelerinde bazıları sinema salonlarında yer edinmiş. 1970lerde ardına ardına çıkan eserleri nedeniyle Memet Fuat, bu duruma Füruzan Olayı demiştir.
12 öyküden oluşan 169 sayfalık bir kitap.
Füruzan, "küçük insanlar" olarak tabir edilen bir kesimi anlatıyor bütün öykülerinde. Öykülerin yazım tarihleri 1967-1970 yılları aralığında olduğundan Balkanlardan Türkiye'ye göç edenler, köyde geçinemeyip şehre gelenler, umduğunu bulamayan, geçim sıkıntısı yaşayan gündelik insanların hayatlarına değiniyor. Parasız yatılı sınavlarına kimsenin geç kalmadığını, okudukça içimizi ısıtan ve acıtan Balkan türkülerini, kimsesizliği ve daha nicesini bizlere anlatıyor. Her ne kadar küçük insan dense de bu kişilere, aslında sokakta yanından geçtiğimiz bir kişi ya da aynaya baktığımızda gördüğümüz kişi Füruzan'ın hikayelerine konu olabilecek kişiler.
Benim en sevdiğim öyküsü "Edirne'nin Köprüleri" oldu. Karakterlerin iç burukluğunu insanın iliklerine kadar hissettiren bir öykü.
Parasız YatılıFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 20195,2bin okunma
"Astronotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfetse, herkes müthiş şaşırır, ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları."
Görünenin ardındakini gören Jokerlerin hikayesi. Hans-Thomas babası ile beraber annesini bulup yeniden eve getirmek için bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta tarihin izleri olsa da asıl konumuz o değil. Kendi kökleri ve hayattaki yerlerinin tartışıldığı fantastik bir öykünün yanı sıra bizim de bu dünya, evren üzerindeki yerimizi sorgulatan bir öykü. Etrafımızdaki her şeye o kadar alışığız ve her şey o kadar olağan geliyor ki aslında bunların hepsinin bir mucize olduğunu fark etmiyoruz. Kendi önemimizi fark etmiyoruz. Var olan bir düzenin içinde dalgın dalgın hayatımızı geçiriyoruz. Hiçbir şeye itiraz etmiyor, hiç bir şeyi sorgulamıyoruz. Ta ki bir Joker çıkıp bizim huzurumuzu bozana kadar.
Hayatımızın her anını sorgulayarak, şaşırarak, sorup gerekirse huzur bozarak geçirebileceğimiz; ama asla kendimizi akıntıya körü körüne kaptırmayacağımız yarınlara. Çünkü yalnız ölü balıklar akıntıyı takip eder.
"Yirmi yılın sonunda gele gele buraya gelmek. Kimsenin kabahati değil. Bir tek benim, baştan sona benim suçum."
Annie Ernaux'un ilk kitabı Boş Dolaplar. Hikayemizin ana karakteri Denise Lesur'dur. Fransa'da kürtajın yasak olduğu bir dönemde hamile kalmış ve kaçak bir şekilde kürtaj yaptırması gerekmiştir. Hikayemiz burada başlıyor ve buradan geriye gidiyor. Kürtaj sürecindeki sancılı dönemde nasıl bu hale geldiğini sorguluyor. Çocukluğunu, zamanla ailesi ile uyum sağlaması gereken toplum arasındaki farkları, bu farkların kendisinde yarattığı izlenimi ve topluma kendisini kabul ettirmek için yaptıklarını, çabalarını bizlere anlatıyor. Ailesinin bakkal-kafesinden uzanan bir yolculuk.
Aslında Annie Ernaux'un kendi deneyimlerini başka bir karakter üzerinden anlatmasıdır. Babamın Yeri kitabını okuduktan sonra tanıdık bir başka hikayeye geçiş yapıyor gibiyiz. Bu sefer Annie'nin gözünden koşulları görüyoruz.
Kitabın arkasında da belirtildiği gibi eğitimsiz işçi sınıfı ile eğitimli burjuva sınıfı arasında sıkışan Denise, okudukça, öğrendikçe ve yeni çevresindeki insanları gördükçe ailesinin ait olduğu dünyadan uzaklaşmaya hatta o dünyadan nefret etmeye başlar. Babamın Yerinde babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişi bir başarıyken, Denise'in döneminde artık bu bir başarı değildi, varılabilecek daha yüksek mertebeler olduğunu görmüştü. O dünyanın parçası olmak için bu kadar çabalamasının ve çabasına rağmen yine de eksik kalmasının öfkesini görüyoruz. Denise ya çabalayıp burjuva sınıfına geçmek ya da ailesinin kaderini yaşamak arasındaki çizgide yıllarca hiç durmadan savaşmak zorunda kalıyor. En sonunda geldiği yerde ise kaçak bir şekilde kürtaj yaptırdığı o an, bu durumun eziyeti.
Seneler kitabı kadar iyi değil, henüz anlatım tekniğinin gelişmekte olduğu görülmekte gibi
Boş DolaplarAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,332 okunma