Yağmur damlalarıyla beraber geleceksin
Perdesiz fakir pencereme
Ben her şeyi unutmuş şaşkın
"Ettiklerime şimdi pişmanım efendim" diyeceksin
Sen bana eski şarkılar gibi geleceksin
Odam yeniden kavuşacak sıcaklığına
Eşyanın dili tutulacak biliyorum
Huzurla oturacaksın koltuğuna
Islak saçlarını kurutacağım
Bir sigara içeceksin belki
O kadar hasretim ki
Yüzüne bakıp ala gözlüm
Seni kim üzdü diyeceğim
Nasıl oldu bilmiyorum
Beyaz bir mendil mi hatırlattı bana
Yoksa kırlangıçlar haber mi getirdi
Gene seni düşünüyorum
Köprü üstünde bu akşam vakti
Ağlayan bir kadın mıydı acaba
Sesine benzettim öyle içlendim ki
Sorma
Küçük evler geldi gözümün önüne
Kırmızı kiremitli küçük evler
Akşamları beni bekliyecektin onların en küçüğünde
Talihimiz olsaydı eğer
Sevinçle yanan sobaya karşı
Öteden beriden bahsedecektin
Arada başını kaldırıp yavrumuzu
Uyuyor mu diye dinleyecektin
Şarkılara insanlara dair bir gün
Bıkkınlık sarmıştı içimi
Belki bir vagon penceresinde belki vapurda
Sen gittin ve hikâye bitti
Köprü üstünde bu akşam vakti
Nasıl oldu bilmiyorum
Eski şeyler geldi aklıma seni düşündüm
Halbuki
Bir yıldız cümbüşüdür gider
Dökülür sanki yüzüne yağmur gibi
Ağlamak gelir içinden
Hasretsin
Senin gecelerin uzakta şimdi
Ova düm-düz ova yeşil ova karanlık
Kinlerini ve sevgilerini unutmuş insanlar
Uykuda sonsuzlukla sarmaş dolaş
Sabah olsa dersin bir sabah olsa
Oysa ki sabaha çok var
Ellerin
Dokunacak şey bulamaz garipleşir
Biçimini yitirir düşüncelerin
Yollar büyür yollar genişler korkarsın
Sen de büyümek istersin Allah kadar