Seviydi ellerimiz açık beklediğimiz
ben hüzün diyorum ya bakmayın
küçük tilkilerini kapılarımızın
açıkgöz ve ıslak yağmurlarını
unutup seviydi ellerimiz açık beklediğimiz
yorgun yokuşlarında bu ter
ince bir gömlek şarabımız
biri kapıp gittikçe hep
yeniden ve kuşkulu ve sabırsız
üşüyüp seviydi ellerimiz açık beklediğimiz
Mavi havuzlar yaptırıyorum çocuklara
karanlık aydınları
ve hüznü anlatıyorum
İstanbul o kadar sevgi ki diyorum
gülüyorlar
hiçbiri bilmiyor yalnız gitmeyi
çoğalmaktan korkuyorlar
Ancak şiir yazarsam kurtuluyorum
Bütün bir ormanın hışırtısından
Geceler boyunca uzaklaşıyor
Balta sesleri
Geceler boyunca sıkıntılarım
Benim kafam almaz bunları
Çatırtılardan iğreniyorum
Kendimden anılardan
Bütün ela gözlerden iğreniyorum
İnip kalkan göğüsten
Ağacın büyümeli göğe doğru kolları
Yalan
Yıkılan çatırdıyan benim
Geceler boyunca yaklaşıyor
Balta sesleri
Şimdi bir yoğun gecede yürüyorum seni
kırık çay fincanları gibi eskimiş bir ıslaklık
hep üstüme geliyor görsem bağıracağım
kaçmam boşuna yiğit ve yalnız
şimdi bir yoğun gecede yürüyorum seni
(...)
ben değil bu yaşayan, seni sevmek en zoru
en zoru ellerinden başlamak gecelere
kara poyrazlar gibi dağıldıkça saçların
en zoru
bırakmadan kaçmadan...