Bir başka geleceğin içinde, yanmış lambalar gibi uzak, içimizde eğri bir duymak, içimizde apacı bir ölü denizi;
Kış gelir gene kış örter anılarımızı, (...)
Ey benim çizgim, bıraktıklarım! (...)
Bizi duymaları gerekir, bir güneş dağlarda bayırlarda gri yoksunluklarda bir unutulmuş güneş,
Yarınki başka bakışların bir düşünceye dönüşümü, ıssız bir acıya yönelişi ansızın;
Bizi duymaları gerekir, kırık bir öğle saati gibi biriktirdik zamanı ne kadar acılar, ne kadar acılar;
Bizi duymaları gerekir, bir insan yüzü ulaştırdık onlara,
(...)
Tamamlanmamış yüzler, gene de bir koşula yürüyoruz mutlak bir koşula
Ve bir yaranın derilenmesi gibi bir sabahta, iyilik eder gibi bir sabahta
Işıyan bilincimize dayayıp yorgun alınlarımızı, hep ötelere inen sesler hep
Bizi duymaları gerekir, bizi duymaları gerekir