Dilara

Unutulmuş bir saat vuruyor Bir kapı kapanıyor ardından Düşüncenin en bilinmez vaktinde Gecenin uzağında bir yerlerde Karanlığın dişleri onlar Yüzleri yok gövdeler Dönüp duruyor çağımızda Napalmlar iniyor üstümüze Çocuk gözlerinin bittiği yerde Ilık bir kan Karanlıkta Sıcak bir ölü Yaralı bir hayvan gibi geçiyor sokaktan Yaşam Adını bilmeyen bir insan gibi
Reklam
Seni görüyorum düşümde Yepyeni güneşler içinde ölmezlik ve sevinç Ateşten kar sokaklarda Bir beyaz papatya gibi Sessizlikler otlar arasında Seni görüyorum düşümde Ey iyiliğin açık yüzü Topla bir denizi uğul uğul Sabahların içine
Bir başka geleceğin içinde, yanmış lambalar gibi uzak, içimizde eğri bir duymak, içimizde apacı bir ölü denizi; Kış gelir gene kış örter anılarımızı, (...) Ey benim çizgim, bıraktıklarım! (...) Bizi duymaları gerekir, bir güneş dağlarda bayırlarda gri yoksunluklarda bir unutulmuş güneş, Yarınki başka bakışların bir düşünceye dönüşümü, ıssız bir acıya yönelişi ansızın; Bizi duymaları gerekir, kırık bir öğle saati gibi biriktirdik zamanı ne kadar acılar, ne kadar acılar; Bizi duymaları gerekir, bir insan yüzü ulaştırdık onlara, (...) Tamamlanmamış yüzler, gene de bir koşula yürüyoruz mutlak bir koşula Ve bir yaranın derilenmesi gibi bir sabahta, iyilik eder gibi bir sabahta Işıyan bilincimize dayayıp yorgun alınlarımızı, hep ötelere inen sesler hep Bizi duymaları gerekir, bizi duymaları gerekir
Sayfa 119·Kitabı okudu
Yaşam attığında seni hallaç pamuğu gibi ovanın düzünde Acının yalnızlığın karşısında bir başına Gecenin ekmeğin karşısında Soğuk taşlara değer ölüler Anarsın kendi kendini (...) O ellerin, o ayakların, o gözlerin kentin karanlıklarında şimdi Hiç yaşamamışlar gibi Ya da bir yabancı gibi geçen sokaktan (...) Özgürlüğün rüzgârı Dutluklarda yalnız şarkısı umudun Yüreğin aydınlanınca güneye doğru (...) Yağmurlar soğutunca yüzü Boşalır bellek uzak bir hıçkırık gibi Gül ve demir inince yere çaba inince Yayılınca yüreğe kardeşlik ve sevgi Yaşamayı savun savun kurtar insanı Anımsamıyor Hiç Kimse
Ah bu ikiyüzlülük zamarı insanın Geçmişle gelecek arasında Bilinmeyen bir saatte Gördüm gördüm durmadan Ölüme gideni ve doğanı Belleğe düşen yağmurda adsız taşlarda Yaşam var dışarda Dostluk ve kardeşlik var Yolun sonuna varıyoruz artık Sevinsin ellerin Vur dizini toprağa Gurbete kesen yüreğini aç Sevgi tükenmez insanda
Reklam