“Bir çok meseleyi askıda bırakıp gittin. Beni bıraktın bu makinanın çarkları arasında. Ben de dişlilere ceketimi kaptırdım. Eteğimin ucundan bağlandım bu düzene.”
Her konuda olduğu gibi inançta da özne çoğunlukla kadın. Yükümlülüklerin en ağırı kadına yüklenmiş.Sakınması öğütlenen, kısıtlanan hep kadın. Sınavın büyüğü hep kadının. Kendi hayatının sorumluluğu yetmiyormuş gibi erkeğin yaptığı / yapacağı inanca ters davranışların da suçlusu, yükümlüsü, yoldan çıkaranı gene kadın.
“Şeriat ilkelerine itimat edilerek oluşturulacak bir toplumun ne tür bir toplum olacağına dair modern bir örnek vermek gerekirse, Taliban yönetimi altındaki Afganistan'ı akla getirmek yeterlidir. Şu, çarşaflar içinde oraya buraya koşuşturan ve sırf ayak bileklerinin bir noktası ortaya çıktığı için dayak yiyen, ihtimal dışı canlılar kimdir? Onlar, Şeriat Çatısı altında şerefe mazhar edilmiş (ve okuma yazma bilmeyen) kadınlardır.”
“2002 Dünya Güzellik Yarışmasında Nijerya'da çıkan ayaklanmada 200'den fazla insan öldü; masum erkekler ve kadınlar palalarla doğrandı, kimisi canlı canlı yakıldı. Sırf kadınların sahillerde bikiniyle dolaşmaması uğruna. Bu olaydan önce yine aynı yıl Mekke'deki dini polis, itfaiyecilerin ve sağlık görevlilerinin, yanan bir binada mahzur kalan onlarca ergenlik çağındaki kızı kurtarmasını engelledi. Niye? Çünkü kızlar kutsal kitabın zorunlu kıldığı geleneksel baş örtülerini takmıyorlardı. Yangında 14 kız öldü, 50 kız yaralandı. Dinciler Tanrı'nın etek boylarıyla ilgilendiğine inanmakta serbest olmalı mı gerçekten? “
Saddam tarihte hiçbir insanın öldürmediği kadar Müslüman öldürmüş veya onlara işkence etmiş olabilir. ( İran Irak savaşında hepsi Müslüman olan 1 milyon kişi öldü.) ama heyhat Amerikalılar, “ Allah’ın düşmanıdır.”