şu an atomik alışkanlıkları okuyorum ve bir kitabın her cümlesi nasıl altın değerinde olabilir diye kafayı yememe çok az kaldı açık ara son dönemlerde okuduğum en iyi kişisel gelişim kitabı
Atomik Alışkanlıklar
Bilmiyorum sizler de benim gibi misiniz ama ben beni böylesine sarsan ve içimi sıkıntıyla dolduran kitaplara okudum, güzeldi deyip geçemiyorum. Bir, kitap üzerimde güzel bir etki bırakmıyor. İki, okuyup geçme konusu zaten yalan oluyor.
Konuya bir yerden girmek gerekirse, kitap gerçekten anlatılmak isteneni anlatma konusunda çok başarılı bir kitap. Öyle ki olayların tanıdıklığıyla şaşkına uğruyorsunuz çünkü anlatılanlar sanki bizim coğrafyamızda yaşanmışçasına yakın ve birbirine paralel. İşlenmek istenen iki tema var kitapta. Birincisi sözde 'namus' konusu, ikincisi ise toplumların bir cinayet ve katliamdan önce ona kör ve sağırken olay yaşandıktan sonra sarsılması gerçeği.
Kuşaklarca kabul gören namus tanımının doğurduğu bir cinayet anlatılıyor kitapta. Cinayetin yaşanacağını kitabın ilk sayfasını okuduğumuzda zaten öğreniyoruz. Devam eden sayfalarda ise cinayetin yaşanacağını bilen sadece biz değiliz. Karakterimizin öldürüleceği koca bir toplum tarafından bilindiği halde bir kişi bile buna engel olmuyor, sayfa sayfa bunu okuyoruz.
İçeriğine yeteri kadar girdiğimi ve daha fazlasına gerek olmadığını düşünüyorum. Tavsiyeme gelecek olursak, okumalısınız. Çünkü istemsizce kendi yaşantınızda görmezden geldiğiniz şeylerin nasıl bir karmaşa doğurduğu gerçeğiyle yüzeleşiyorsunuz. Bir de namus, ahlak, erkeklik gibi kavramlara bu bakış açısıyla yaklaşan kişilerin hâlâ var olduğu gerçeğiyle.
"Aadını iyi koymuşlar," demişti.
Sonra da başını sanacaktı sandalyenin arkasına dayamış, gözlerini yeniden yummuştu.
"Uyandığımda," demişti, "onunla evleneceğimi bana hatırlatın."