Öncelikle beğenenlere saygım var. Ama ben beğenmedim. Ana karakterin gördüğü her şey ile bir hikaye yazma çabası içinde olması, yazarın akıcı olmayan kalemi, ana karakterin sadece kafasının içindeki konuşmalar şeklinde olmasından dolayı kitabı beğenemedim.
Kadınları; üreme aracı olarak , kadının aklını ufak gören, sadakat konusunda kadın için tek eşlilik tabii erkeklere ise gayritabii olarak görüyor yazar o yüzden keyifle okunacak bir eser değil
Benim kitaplığımda ayrı bir yeri olacak bu Monte Cristo Kontunun "Ve Monte Cristo Kontu bize insani bilgeliğin şu iki sözcükle özetlendiğini söyledi: Beklemek ve umut etmek..."
Kitapta geçen "Yeraltı" kavramını freud'un psikanaliziyle ilişkilendirmeyi çok isterdim ama ne yazık ki bu kitap ilk yayımlandığında freud 8 yaşındaydı. Neyse spoiler vermeden kısaca bahsetmem gerekirse bir insanın iç dünyası ve yaşadıkları anca bu kadar mükemmel yazılabilirdi... Keyifli okumalar...
Temel olarak baktığımızda insanın mutlu olma şeklinin "Algı" da oluştuğunu, ve hem içsel hem de dışsal koşullarla oluşan Kant'ın "Ampirik Karakter"ine mukabil gelişen "Edinilmiş karakter" teorisiyle alakalı olarak yazılmış bir kitap. Karamsar bir filozof olduğunu söylemeye gerek yok zaten bu kitabı okurken de bazı noktalarda dahi böyle olumlu, pozitif başlığa sahip bir kitabın nasıl acı ama gerçek örneklerle dolu olduğunu görüyoruz... Keyifli okumalar