Kant, insan varlığının bir takım yükümlülükleri olduğunu savunur. Bunlar, insan olmanın, akıl ve irade sahibi olmanın insana getirdiği ödev ya da yükümlülüklerdir. Bu yüzden Kant ahlaki eylemi, ödevden dolayı yapılan eylem olarak tanımlar.
(…) en önemli özelliği evrensellik olan ahlak yasası aynen doğa yasası gibi istisnasız herkes için buyuran bir yasadır. Fakat doğa yasalarına zorunlulukla tabi olunduğu yerde, insan ahlak yasasını isteyerek itaat eder; ona saygıyla eylemde bulunur.
Kalbim, gözlerim üşümüş gibi. Duygularım da.. Bir diz bulmak, o dize başımı koymak, çocuklar gibi uyumak istiyorum. Güçsüzüm bugün. Güçlü olmak için hiçbir neden yok zaten.