E.

Depresyondan, anksiyeteden, özgüven eksikliğinden mustarip olan, ama çocukluğunda benliği anne-babası tarafından derin şekilde yaralanmamış bir tek insan bile gösteremezsiniz. Hepimizin bir iç sesi vardır. Depresyon, anksiyete, özgüven eksikliği gibi durumlar, iç sesimizin kendimize karşı sertleşmesidir.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Reklam
Alfred Adler, çocuğa sadece olumlu ilgi gösterilmesi gerektiğini, çocuk olumsuz bir şey yaptığında en ideal davranışın bunu görmezden gelmek olduğunu, olumlu ilgi gören çocuğun zaten olumsuz ilgi çekmeye de çalışmayacağını savunur. Biz ise tam tersine, çocuk olumsuz bir şey yaptığında tepki veriyor, desteklenmesi gereken olumlu davranışlarına ise sessiz kalıyoruz.
Sayfa 72·Kitabı okudu
“Suçluluk” (guilt) ve “utanç” (shame) arasında derin bir fark vardır. Suçluluk, ne yaptığımızla, utanç ise direkt olarak kim olduğumuzla ilgilidir. (…) Depresyon ve anksiyeteyle yakın ilişki içinde olan bu tür bir derin utanma duygusu, kişinin anne-babasının ona çocuklukta aşıladığı bir şeydir, kişinin öz-değer hissinin zayıf olması gibi hayli ciddi bir durumla birlikte bulunur.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Çok insan, bir başkasını yeterince seviyordur. Ama gereğince sevmek, işte bu az sayıda kişinin harcı olan bir şey.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Sizin sevgiyi hissetmeniz başka, onu çocuğa iletebilmeniz başkadır. Siz çocuğu kendi içinizde ne kadar çok severseniz sevin, bu sevgi, çocuğu olduğu şey olarak kabul etmekle birleşmiyorsa ve çocuğa sevildiğini ve kabul edildiğini hissettirmiyorsa, işlevsizdir.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Reklam