ASLINDA HEPİMİZ DELİ DOĞARIZ
ASLINDA HEPİMİZ DELİ DOĞARIZ Aslında hepimiz deli doğarız. Delilik bir ödüldür, bir Tanrı vergisi. Delilik, doğal olan ne varsa odur aslında hayatımızda. Âşık olmak mesela, müthiş bir delilik. Çılgınca bir şeyler yapmak, çimlere uzanmak, paçaları sıvamak delilik. Yağmur altında yalın ayak koşmak… Sabahlara kadar yazı yazmak mesela. Ya da sokaklarda şarkılar söylemek. Yarını düşünmeden yaşamak… delilik. Delilik değil de nedir, bir umuda tutunmak? Tüm dünyayı sevmeye kalkmak delilik. İnsanları, çocukları, hayvanları sevmek ciddi delilik. Elindekini avucundakini kimsesizlere dağıtmak, bir amaç uğruna yaşamak… Doğru bildiğini, dokuz köyden kovulacağını bile bile anlatmak delilik değil de nedir? Otoritenin önünde eğilmemek, dik durmak ne ki? Para için, unvan için, konfor alanın için kişiliğini satmamak tam bir delilik. Bugünü yarın kaygısı olmadan yaşamak gerçekten delilik. Ev sahibine, işverene, muhtara, okul müdürüne, hatta trafik polisine “ağam, paşam” demeden yaşamak tam bir delilik. Martılar dururken kargalara yem vermek harbi delilik. Karıncaların, sivrisineklerin, karafatmaların hepsinin de yaşam hakkı var demek… İnsanları dinlerine, dillerine ve renklerine göre ayırmadan görmek, saygı duymak ne ki? Karşıdan karşıya geçen birine yol vermek, tanımadığın birine gülümsemek, hele bir de “günaydın” demek büyük delilik. Yürüyen merdivenlerde yürümek, bütün bir sokağın karını kürümek, yerlere tükürmemek ne büyük delilik Oysa seni yontmak için hazır bekler bütün sistemler. Akıllanasın diye vardır bütün öğretiler: Senin iyiliğin için bu öğütler, senin iyiliğin için düşünür tüm ebeveynler,
Hayata Dair
BAYRAM SABAHI Artık ne gayem var, ne bir emelim. Hürmetle öpülecek ne de bir elim. Yalnız doğdum, yalnız ölmek dileğim. Bir bayram sabahı hatrım sorulmaz… Olmuyorsa hikmetten, sual sorulmaz! Ne çok hırpalanmış, ne çok eskimiş… Yırtılan kalplerin dikişi tutmaz. Ağırmış durumu, zor fark edilmiş. Parçalanmış gönle yama vurulmaz! Olmuyorsa hikmetten, sual sorulmaz! Çok da acıtmıyor eskisi gibi. İlaç kâr etmiyor, dağlasan olmaz. Kan kaybı çok; yara derinde gibi… Diksen dikilmiyor, bağlasan olmaz! Olmuyorsa hikmetten, sual sorulmaz! Alıştım artık ben çektiklerimden. Hasat olmaz benim ektiklerimden. İnan ki vazgeçtim sevdiklerimden… Zorla güzellik olmaz, vallahi olmaz! Olmuyorsa hikmetten, sual sorulmaz! Çocuk idim, öğrendim candan vermeyi. Bir gönülde iki çöpü dermeyi. Gönülsüz verilen kuru ekmeği Çiğnesen olmaz, yutsan yutulmaz! Olmuyorsa hikmetten, sual sorulmaz!
Reklam
Novgorod
"Yerel merkezlerin giderek artan canlılığı, Rusya' nın ortaçağ tarihi bakımından eşsiz bir şehir olan Novgorod'u doğurmuştur. Novgorod böylece ortaçağ Rus ülkesinin prenslikleri arasında benzersiz bir idareye kavuşmuş oldu. Kısa Rusya Tarihi s.34
Alıntı
Bazen sıkıntılı olmak daha iyi galiba. Herkesle aynı yoldan gitmeyi kabul etmeyecek kadar sıkıntılı olmak lazım bence. Hayatta da bu sıkıntılı durumları tecrübe etmek lazım. Pilavın üstüne muz koyup yemek gibi. Ben denedim, pilav tuzsuzsa tatlı gibi oluyor aynı.
1000Kitap
Lenin Seçme Eserler Cilt: 1
VLADİMİR İLYİÇ LENİN 1870-1924 Kısa Bir Biyografi ULYANOVLAR- SİMBİRSK -KAZAN -SAMARA Marx ve Engels'in eserini devam ettirmiş olan, devrimci proletar­yanın üstün dehası, Bolşevik Parti'nin ve Komünist Enternasyonal'in kurucusu ve lideri, dahiyane politikacı, Marx'tan sonraki. dönemde Marksizmin büyük teorisyeni, ekonomist ve filozof, olağanüstü yazar ve konuşmacı Vladimir İlyiç Lenin 22 (10) Nisan 1870'de, Volga kıyısındaki Simbirsk kentinde (Şimdi Ulyanovsk), okul müfettişi İlya Nikoloyeviç Ulyanov'un oğlu olarak doğdu. Lenin, Vla­dimir İlyiç Ulyanov'un, ilk kez 1902'de "Ne Yapmalı?" kitabında kul­landığı, yazımsal takma adıydı. V .İ. Ulyanov tarihe de, tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin mücadelesinin sembolü haline gelmiş olan bu ad altında geçti. Astrahan kentinde bir küçük-burjuva aileden gelen Lenin'in babası (doğumu 1831), Kazan'da üniversiteyi bitirdikten sonra uzun süre, Pensa ve Nijni-Novgorod orta okullannda matematik ve fizik öğretmeni olarak çalıştı, sonra 1869 yılında Simbirsk vilayeti okul­lannın müfettişlik görevini aldı ve nihayet 1874 yılında bu okulların yöneticiliğine atandı. Halk eğitimi alanında olağanüstü işler. yaptı, işine tüm ruhuyla bağlıydı ve tüm Volga bölgesinde pedagog ve okul organizatörü olarak herkesçe tanınıyordu. 1886 yılında, Lenin henüz liseye·giderken öldü. Lenin'in annesi -Maria Aleksandrovna Blank (doğumu 1835}--, olanakları kızına tam bir eğitim sağlamaya el vermeyen bir doktorun kızıydı. Kendisini tümüyle ailesine ve çocuklarının eğitimine ada­mıştı. Tüm oğulları ve kızları -erkenden (1891) ölen Olga hariç­ deyrimci oldular: 'Aleksander "Halkın İradesi" partisinin yandaşıydı, Vladimir, Demertrius, Anna ve Maria Bolşevik oldular. Annesinden olağanüstü bir irade gücü ve karakter sağlamlığı miras almış olan Lenin, yaşamda çok
Maksim Gorki Kimdir ?Aleksey Maksimoviç Peşkov, (d. 28 Mart 1868 ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci. Gorki, nakliyecilik yapan babasını 5 yaşındayken kaybeder ve annesi yeniden evlenince doğum yeri olan Nijniy Novgorod'a döner. 11 yaşında tamamen öksüz kalır, anneannesi ve büyük babası tarafından Astrahan'da büyütülür. Masalları ile büyüdüğü anneannesinin üzerinde büyük etkisi vardır. Gorki yalnızca birkaç ay okula gidebilir. 8 yaşında çalışmaya başlar, bu sayede Rus işçi sınıfının yaşamını yakından tanır. Bir gemide bulaşıkçılık yaparken okuma merakı sarar. İlk gençlik yıllarını Kazan'da geçiren Gorki, Aralık 1887'de intihar girişiminde bulunur. Sonraki 5 yıl boyunca değişik işlerde çalışarak, daha sonra yazılarında kullanacağı pek çok izlenimi edindiği büyük Rusya turuna çıkar. Gorki'nin daha sonra eserlerinde görülen güçlü betimlemeler ne kadar keskin bir gözlemci olduğunu gösterecektir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça’da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine
Reklam
Reklam