Yineleyici yaşantılarla öğrenme olur. Bebek, ilişki kurdukça yakın ilişkilerinde diğer insanlardan ne beklemesi gerektiğini öğrenir.
-İnsanlar duygu ve ihtiyaçlarıma cevap veriyor mu yoksa onları saklamak mı daha doğru olur?
-Bana duygularımı düzenlemek konusunda yardım mı edecekler yoksa beni hayal kırıklığına mı uğratacaklar?
İnsan olarak temel psikolojik örgütlenmemiz, hayatın ilk ay ve yıllarındaki yaygın deneyimlerle şekillenir.
Anne ve baba, çocuğun sinyallerine cevap verdiklerinde pek çok önemli biyolojik sürece de katılmış olurlar. Ona cevap vermekle onunla ilişki kurmak ve oyun oynamakla, anne ve baba çocuklarının sinir sisteminin, aşırı stres yaşamayacak şekilde olgunlaşmasını sağlar. Böylece beynin ön bölgesinde prefrontal korteks adlı bölge eksiksiz gelişir ve çocuk onun ileriki hayatında sosyal olarak davranmasına yardımcı olarak bilgiyi zihninde tutmayı, duygular üzerine düşünmeyi, dürtüleri sınırlamayı öğrenir.
Erken yaşantılar beynin biyokimyasını değiştirebilir.
Araştırmalar geçen yıllarla anne, baba ve çocuk arasında anlamlı konuşma oranının azaldığını gösteriyor. Bu durumda çocuklar onlarla en çok konuşan kişiden, televizyon ve bilgisayardan hayatla ilgili malumatı derleyip toparlıyor. Bu da elbette başka sorunlar getiriyor beraberinde: Anne ve babadan uzaklaşan çocuk ahlaki bir kılavuzdan da nasiplenemiyor.