Kitap gayet akıcı ilerliyor. Ruth ile tanışmasından sonra kendini yetersiz görüp ona layık olabilmeyi umarak, uykusundan bile fazlaca kısıp kendini kitaplara, okumaya, geliştirmeye adayan Martin’i anlatıyor.
İki insan birbirine akademik anlamda belki de çoğu alanda zıt karakterler; Martin daha liseyi bile bitirmemiş, fakirliğin içinde yaşayan, serseri diye tabir edilen denizcilik yapan bir genç, Ruth ise eğitimli, iyi yetiştirilmiş diplomalı bir kız. Martin kitaplara ilgisinin başlamasından sonra yazmaya başlıyor, sürekli yazıyor fakat herkes ona karşı çıkıyor, bunun yerine bir iş bulmasını söylüyor, Ruth bile…
Yıllar sonra Martin ünlü bir yazar oluyor fakat bazı şeyler Martin için çok geç oluyor…
İki puanı kırdım çünkü sonu beklediğim gibi bitmedi:(. yine de bu son da kabulüm tabii:) Okumaya değer.