Anlık bir karar ile hemencecik okuyup bitirdiğim mükemmel bir kitap. Küçüklerin masal, büyüklerin ise unuttukları duyguları hissederek okuyacakları bir tür. Bana kalırsa kaç yaşına gelirseniz gelin her yıl mutlaka okunması gereken bir kitap.
Saflığı, yumuşak yüreği ile Küçük Prens bir nevi insanları yorumlayarak okuyucunun gözünü açıyor. Gözümde minicik, çok kırılmış, üzülmüş bir ufaklık Küçük Prens'im benim. Hele ki terk etse de unutmadığını ve özlemini çektiği eşsiz gülünü hatırladıkça okuyucu bir hüzün hissediyor.
Birçok gezegen gezen Küçük Prens, birçok olay ve kişilerle karşılaşıyor. Sanki günümüzde sürekli meşgul olan ve her şeyi hızlandırmaya çalışan insanları düşündüğümüzde, bu kitap 3000 yılında da olsak okunabilir evrensel mesajlar içeren bir dünya klasiğidir benim gözümde.
Çocuğunuza okutun ve Küçük Prens ile tanıştırın. Gençlik döneminde okutun ve aslında değerli olan şeylerin sizin onlara verdiğiniz değerler olduğunu anlasınlar. Yetişkinlikte okusunlar ki yaşadıkları hayatı aslında daha farklı yaşayabileceklerini görsünler.
Ahh, şu insanlar! Asla anlamayacaklar sanırım: "Özde olanı sadece kalp görebilir. Gözler özde olanı göremez."
Küçük Prens'in de dediği gibi:
Şu büyükler çok tuhaf.
"İnsanlar nerede?" diye Küçük Prens devam etti.
"Çölde kendini biraz yalnız hissediyor insan."
"İnsanların içinde de öyle hissedersin," dedi yılan, "arada pek bir fark yoktur."
"En zoru da budur. Kendini yargılamak, başkalarını yargılanmaktan çok daha zordur. Kendini gerektiği gibi yargılayabilirsen, gerçek bir bilgesin demektir."