nihal sipahi

Nazım Hikmet
Yazdığı şiirlere kendisi daima komünist şiirleri derdi. Benim bildiğim devrede, yani Türkiye sınırlarından sonra uzaklaştığı ana kadar bence, hiçbir zaman komünist olmadı. Hatta o zaman Komünist Partisi de onun adını, azaları arasına kaydetmedi. Ömrünün on yedi senesini, vatan toprağındaki cezaevlerinde bıraktıktan sonra, kendi seçtiği yerlerde, kendi kaderini yaşamak için, fakat istemeyerek, mecbur olarak gitti.
Sayfa 201 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nazım Hikmet kızdığı, hiddetlendiği zaman, hemen bana saldırırdı. Orman, onun azgın sesinden inim inim inlerdi: —Sen bir köylüsün, derdi, evet bir köylü... Yani toplumun tortusu... Bir mülkiyet budalası. Köylü sınıfı zaten nedir ki? Bir Ortaçağ artığı. Toprağa yapışmış, donmuş, statik bir varlık. Bütün inkılâplarda fren. Bir ayakbağı... Siz köylülerin görüş ufkunuz, yalnız kendi tarlanızın sınırları ile çevrilmiştir. Kafanız batıl inançlara bağlıdır. Hayatınız ağanın, derebeyinin, yahut muhtekirin elindedir. Köylü sınıfı inkılabın, sadece kuyruğudur. Evet, kesilecek ve atılacak kuyruğu... Sizin sınıfınız artık temizlenmeye mahkûmdur yoldaş, evet, temizlenmeye ve süpürülmeye!...
Sayfa 200 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Biz Türkler, ormanı pek tanımayız. Hatta pek sevmeyiz de. Bu, bizim atlarımızın, orman olan yerde sere serpe yayamadıkları, sürülerini sere serpe dolaştıramadıkları için midir bilinmez. Ama Ruslar da sürüyü, yaylayı ve bozkırı anlamazlar. Onların efsanelerinde bozkır tanrıları, yayla masalları yoktur.
Sayfa 198 - Remzi Kitabevi
Alıntı
HAREKET EDEN DÜNYA: GÖÇ
Göç, insanlık tarihinin kesintisiz hareketidir. Asıl etkisi, hareketin kendisinde değil, dünyayı nasıl değiştirdiğinde ortaya çıkar. Kavimler Göçü, bu dönüşümün en açık örneklerinden biridir. Kuraklık, baskı ve güvenlik arayışı milyonlarca insanı yerinden etti; bu süreç yalnızca nüfusları değil, sınırları ve düzenleri de değiştirdi. Roma İmparatorluğu’nun çözülme süreci hızlandı. Yeni toplumsal ve siyasi yapılar ortaya çıktı. Bu büyük göç hareketi, bugün yaşadığımız dünyanın oluşumunda iz bıraktı. Kuraklık. Baskı. Savaş. Güvensizlik. Geçmişte bu nedenler insanları yola çıkardı. Bugün de aynı dinamikler çalışıyor. İklim krizi, henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadan bile yaşam alanlarını daraltıyor. Savaşlar, coğrafyaları yalnızca tahrip etmiyor; yaşanmaz hâle getiriyor. Ve hareket yeniden başlar… Göç, yalnızca yola çıkanların hikâyesi değil; aynı zamanda bekleyenlerin de hikâyesidir. Göç, daha gerçekleşmeden etkisini üretmeye başlar. “Kim geliyor?”
1000Kitap
Rus ruhu, bir aşırılıklar âlemiydi: Rus ihtilali ise, tarihin en büyük aşırılığıydı...
Sayfa 194 - Remzi Kitabevi
Alıntı