10/10
·854 syf.··
2026 5. kitabı
- Tanrı erlerine dost ol. Nuh'un gemisinde öyle bir toprak var ki, tûfanı bile bir damlacık su sayar. Nasihatimi dinle. saadetli, bahtiyar gençler bilgili yaşlıların nasihatini dinlerler. Mûsikiden şaraptan bahset. Zamanın sırrına ait münakaşaya pek girişme. çünkü bu muammâyı felsefeyle kimse halletmedi de, edemez de. ******************************* Şaraptan kasıt: Allah'a duyulan derin muhabbet, ilahi feyiz, akıldan geçip aşkın tecellisiyle kendinden geçme halidir. “onların rabbi, onlara tertemiz bir şarab takdim etmiştir.” (insan suresi // 21)
Hafız DivanıHafız-ı Şirazi · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019844 okunma
Yapay zekâ dünya'yı ele geçirse ne olur?
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:00
Öncelikle selamlarrrrrr! Vahşet uyarısı!!! Kitabın kısaca konusu ; Gelecekte hızla gelişen yapay zeka sistemi insanlığa başkaldırır ve dünya genelinde devasa bir yıkıma yol açar. Bu küresel felaketin ardından insanlığı korumak amacıyla tüm dünyada internet kullanımı tamamen yasaklanır. İnternete erişim, yalnızca yapay zekayı kontrol altına almak ve ehlileştirmek amacıyla kurulan belirli üniversitelerin özel bölümlerinde serbest bırakılır. Bu seçkin kurumlardan biri de giriş şartları son derece ağır olan Simora Üniversitesi'dir. Yapay zekanın ilk büyük saldırısında annesini kaybeden ve babasından ayrı düşen Peri Menger, intikam ve hayatta kalma arzusuyla üç yıl boyunca durmaksızın çalışır. Simora Üniversitesi Yapay Zekâ bölümü sınavlarında birinci olarak okula girmeyi başarır. Peri, bu üniversitenin yapay zeka bölümü için gerekli olan sözleşmeyi imzalar. Sözleşmede, ölüme kadar olabilecek her şeyin sorumluluğu öğrencilere bırakıldığı yazılır. Sonrasında bir 70'ler partisi düzenlenir. Ardından bir gece yarısı dersi konulur. Bu derste herkes bilincini yitirir. Bilinçleri yerine geldiğinde ise kapının olmadığını farkederler. Sonrasında bir göz ve "X" beliririr. Ve bir ses duyulur. "Korindon'a hoş geldiniz." Korindon insanlığa karşı ayaklanma başlatan en zeki yapay zeka modelidir. Korindon'dan çıkmak isteyenlerin kafası patlar. Kalan 120 öğrenci, hayatta kalmak adına yapay zekâ ile ölümcül oyunlar oynayacaktır Öncelikle Squid Game'i özlediğim için başladım ve beklentimin üzerindeydi hatta taştı bile. Ceren'in dili ne basit ne ağır çok yerinde zaten. İlk olarak karakterlerden bahsedicem. Yekta kadar uyuz olduğum bir karakter görmedim ben ya! Bu kadar sinir bozucu bir canlı olamaz. Hani bağıra bağıra söve söve okudum ya. Ayrıca Peri kadar da salak bir insan
1000Kitap
Kuğu Kıyım 1: SimoraCeren Melek · Indigo Kitap · 2026106 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·208 syf.··
2026 62. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:01
Gemide Yer Yok susuzluğun ve kıtlığın hüküm sürdüğü, insanların hayatta kalabilmek için silahlandığı belirsiz bir gelecekte geçen etkileyici bir distopya. Ancak kitabın asıl gücü kurduğu dünyadan çok, bu dünyayı bize anlatma biçiminde yatıyor. Roman, evinde yalnız olan bir adamın bir gün yaşlı bir kadını evine almasıyla başlıyor. Başlangıçta masum görünen bu yardım, zamanla adamın hayatını tamamen değiştiren bir sürece dönüşüyor. Yaşlı kadının kızı, torunları, sonrada damadı eve gelmeye başlıyor. Bir süre sonra evin sahibi olan adam, kendi evinde yabancılaşmış, hatta sığınmacı hâline gelmiş gibi hissediyor. Evin kontrolü yavaş yavaş elinden kayarken adamın hissettiklerinin dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Kitabı benim için özel kılan şey anlatım tarzıydı. Roman boyunca neredeyse hiç diyalog yok. Diğer karakterlerin ne söylediğini, ne düşündüğünü bilmiyoruz. Olayları yalnızca anlatıcının zihninden takip ediyoruz. Bu yüzden anlatılanların ne kadarının gerçek, ne kadarının anlatıcının yorumları ve varsayımları olduğunu hiçbir zaman tam olarak kestiremiyoruz. Bu belirsizlik romana ayrı bir gerilim katıyor. Yazarın kurduğu distopik atmosfer oldukça başarılı. Dünyanın hangi zamanında ve nerede geçtiğini bilmiyoruz. Ancak kıtlık, güvensizlik ve insanların birbirlerine karşı duyduğu korku her satırda hissediliyor. Bu yönüyle kitap yalnızca bir felaket sonrası hikâyesi değil; insan doğasına, mülkiyet kavramına ve hayatta kalma içgüdüsüne dair bir sorgulama da sunuyor. Kitap boyunca yapılan Nuh'un Gemisi göndermeleri de dikkat çekici. Nuh'un Gemisi normalde kurtuluşun simgesiyken burada "Gemide yer olmaması" fikri öne çıkıyor. Anlatıcı kendi yaşadıklarını değerlendirirken zaman zaman bu metafora başvuruyor. Bir yandan evine aldığı insanları kurtarmaya çalışırken, diğer yandan kendi
Edebiyat
Gemide Yer YokÖmer F. Oyal · Yapı Kredi Yayınları · 2019193 okunma
8/10
·112 syf.··
2026 32. kitabı
Nuh’un Çocukları Nuh’un Çocukları, Görünmeyen Döngü serisinin bir kitabı olsa da diğerlerinden bağımsız okunabiliyor. Ben kitabı okurken bunu hiç sorun etmedim açıkçası. Hikâye direkt içine çekiyor zaten. Kitap bizi İkinci Dünya Savaşı dönemine götürüyor ve küçük bir Yahudi çocuk olan Joseph’in yaşadıklarını anlatıyor. Joseph’in ailesi onu kurtarabilmek için önce tanıdıklarına emanet ediyor. Ama İnsanlar bir süre sonra kendilerinin de yakalanacağından korkunca Joseph’i Peder Pons’un yanına gönderiyorlar. Peder Pons kesinlikle kitabın en unutulmaz, en etkileyici karakteriydi diyebilirim. Kendine Nuh Peygamber’i örnek almış bir adam. Tıpkı Nuh'un Gemisi hikayesindeki gibi, sadece o masum çocukları kurtarmakla kalmıyor; insanlığın yok edilmeye çalışılan hafızasını, yani o dönemin kültürüne ve dinine ait ne varsa her şeyi gizlice toplayıp koruyor. Kitap boyunca savaşın insanlarda bıraktığı korkuyu çok net hissediyorsunuz. Ama bir yandan da insanların umut etmeye devam etmesi etkileyiciydi. Özellikle Joseph’in yaşadıkları bazı yerlerde gerçekten insanın içini sıkıyor. Buna rağmen hikâye akıp gidiyor, hiç sıkmıyor.
Nuh'un ÇocuklarıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 202674 okunma
Yaşar Kemal Ne Gördü, Ne Anlattı?
9/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 23:25
Yaşar Kemal bu kitabında bir "toplumun vicdanı" gibi davranır. Erzurum’da çadırda soğuktan yatağına yapışıp ölen çocuklardan Van’da sahipsiz bırakılmış köylere kadar her şeyi anlatır. Onun yaptığı sadece gazetecilik değildir; o, yoksulluktan beli bükülmüş Anadolu insanına, onların hikayelerini destanlaştırarak hak ettikleri insanlık değerini geri verir. Kitapta yazar, halkın "iş yoktur" gibi sözlerini defalarca tekrar eder. Bu, o insanların yaşadığı çaresizliği bizim hafızamıza kazıma yöntemidir. Nuh’un Gemisi kitapta bir sembol olarak kullanılmış. Nuh'un Gemisi, her şeyin yok olduğu bir felakette hayatta kalan umudu temsil eder. Yazar, bu insan hikayelerini yazarak umudu yaşatmak istiyor.
Röportaj-Hikâye
Nuhun GemisiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20171,844 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 22:47
Karanlığın içinde saklanan iyiliğin ve umudun hikâyesi. “Bana annemin neye benzediğini sormayın: Güneş tarif edilebilir mi?” Nazi işgalinin karanlığında, Yahudi olduğu için ailesinden ayrılmak zorunda kalan küçük Joseph’in yolu bir Katolik yetimhanesine düşüyor. Burada karşılaştığı Peder Pons ise yalnızca onları saklayan bir rahip değil; aynı zamanda bir halkın hafızasını korumaya çalışan sessiz bir kahraman. Onun odasında biriken kitaplar, dini objeler ve hatıralar, savaşın silmeye çalıştığı kimliklerin izlerini taşıyor. Bu yüzden o oda gerçekten de bir “Nuh’un Gemisi” gibi; tufandan kurtarılmaya çalışılan yalnızca insanlar değil, aynı zamanda geçmiş, inanç ve kültür. “Bazı duygular öyle güçlüdür ki ister mutluluk ister acı olsun, insanın içine işler.” Kahramanlık bazen büyük sözlerde değil, sessizce korunan hayatlarda saklı oluyor. Peder Pons’un gösterdiği vicdan ve cesaret, insanlığın en karanlık dönemlerinde bile iyiliğin tamamen yok olmadığını hissettiriyor. Kısa bir roman olmasına rağmen etkisi uzun süre geçmiyor. Okurken hüzünlendiren, bittikten sonra ise düşünmeye devam ettiren bir kitap. Nazi dönemine dair pek çok eser okunsa da bu kitapta çocuk bakışının saflığı ve Peder Pons’un derinliği ayrı bir iz bırakıyor. Kısacık ama yoğun, sade ama ağır bir roman. Ben çok sevdim, kesinlikle tavsiye ederim.
Nuh'un ÇocuklarıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 202674 okunma