Hasılıkelam, çerden çöpten de olsa insan illaki bir baba yaratıyor Ziya Bey, başka türlü var edemiyor kendini; koku kırıntılarını tutup, ölgün gölgeleri ve titreşimleri tutup, ya da boşlukları bile tutup işte böyle babaya dönüştürüyor benim gibi.
Sessizlik onun için bir çeşit küskünlük hırkası mıydı, yoksa muhtemel saldırılara karşı kuşanılmış kalın bir zırh mıydı hiç bilmiyorum. Bildiğim şu ki, ben her defasında derinliği kestirilemeyen karanlık bir uçuruma yaklaşıyormuşum hissiyle yaklaşırdım annemin yanına. O zavallım da karanlık bir uçurum gibi bakardı bana, karanlık bir uçurum gibi baktığını bilmeden.