Herkes aynı soruyu sorar: "Poe'nun hayatı gerçekten duyduğum kadar berbat mıydı?" Aslına bakarsanız duyduklarınızdan bile kötüydü. Edgar Allan Poe'nun hayatı derslerde incelediğimiz bütün edebiyatçılardan daha acayip, daha karanlık, çok daha tüyler ürpertici, çok daha acıklı olarak tanımlanabilir. Şiir ya da öykü yazmak üzere eline kalem aldığında yazdığı her şeyle korkunç hayatını damıtmıştır. Yazdıkları tam anlamıyla özyaşam öyküsü sayılmaz ancak kişisel tarihiyle ilgili oldukları da kuşku götürmez.
“ Bizi duyguya mahkûm ettikleri doğrudur. Ama erkekleri de maddeye mahkûm ettiler...
Dünya onların yarattıkları gibi...
Ama ne kadar rezil, değil mi? ”
Sayfa 146 - Kırmızı Kedi Yayınevi • Kasım 2018·Kitabı okuyor
Muhammed'e göre Âdem ile Havva'nın sadece cennetten kovulmalarına değil, fakat birbirlerine düşman olarak yeryüzüne inmelerine Havva sebep olmuştur. Nitekim Kur'ân'da: "...birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz" (2 Bakara 36). diye yazılıdır. Bununla Muhammed, dünyanın kuruluşundan bu yana kadın- erkek ilişkilerindeki düşmanlıkların esas itibarıyla Havva'nın "ihanetinden" doğduğunu belirtmek istemiştir. Hattâ bununla da yetinmemiş, fakat Tanrı'nın Âdem'i inâyetlere mazhar kılarken Havva'yı mağfiretinden yoksun kıldığını söylemiştir.Nitekim Kur'ân'a koyduğu âyetlerden ve bıraktığı hadîs'lerden öğrenmekteyiz ki Âdem, bütün suçluluk ve küstahlıklarına rağmen yine de Tanrı'nın sevgisini ve güvenini kazanmış ve O'nun tarafından "kâmil bir insan" olarak tanımlanmıştır (148.) Örneğin Bakara Sûre'sinde şöyle yazılıdır.
"Âdem Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabbi'de... tevbesini kabul etti...” (2 Bakara 37).
Fakat buna karşılık zavallı Havva şeytan ruhlu kalmaya mahkûm kılınmıştır. Oysa ki Âdem şibi Havva da Tanrı'ya tevbe etmişti. Nitekim A'raf sûresinde şöyle der: "(Adem ve Havva) her ikiside: Rabbimiz kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden
oluruz - dediler." (7 A’raf 23)
148. Aziz al-DIn Nasafı, Mecmü'a-f rasall mashur bikitâb al-insan al kâmil, Ed. M.Mole, Tahran 1962) sh. 252.
Aristo; ethos ile insanların karizmasının, şöhretinin, kişiliğinin, güvenilirliğin; logos ile de mantığın önemine vurgu yapar. Aristo'nun da duyguları anlamak üzerine vurgu yaptığı (yine bence) en önemli sözü de şudur: "Bir insan kendisine hâkim değilse tercihlerine göre değil, isteklerine göre hareket eder."