Mesude

Ben sadece bir insandım.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2022 12:38
Ömer Zülfü Livaneli; Evet sayın yazarımızın okuduğum ikinci kitabı. İlk Son Ada ile başlamıştım ve günümüzü o kadar net anlatıyordu ki varlığımız, değerlerimiz nasıl elimizden yok oluyor buna değinmişti. Bir solukta okuduğum ikinci kitabı ise Huzursuzluk... Okuduğum her kitabında ayrı bir farkındalık yaratarak öğretiyor yazarımız. Bir insanın yurdunun olmaması, dinine, diline, ırkına göre yaşatılmaması. Sanki dünya sadece tek bir şeyin elindeymiş gibi dünyaya hükmetmeye çalışmaları. Ne acı... Geldiğimiz dünyada Huzurumuzun olmaması ne acı. Oysa dünya hepimizin. İslamiyeti kabul etmiş, Hristiyanmış, Ezidiymiş ne farkederdi ki. İnsanın canını almak çok mu kolaydı? Günümüzde yaşanan İslam'ın yanlış tanınması, İslam geleneğinin yanlış bilinip uygulanması, Ezidi denilip erkeklerin kaçırılması, öldürülmesi, kadınların, çocukların satılması ve yaşı kaç olursa olsun yatağının eğlencesi yapılması ve bunu kitapta geçen islam adı altında var olmuş ama hiçte doğru olmayan IŞİD (Irak va Şam İslam Devleti)'in İslamın bir emriymiş gibi " kız çocuğu gelişmişse onunla birleşebilirsin, eğer gelişmemişse birleşme olmadan her türlü zevkini tatmin edebilirsin" ve devam etti adam "ikiz kız kardeşi almak da caizdir ama ikisiyle aynı anda yatmak yasaktır, ayrı ayrı kullanılmalıdır." (Sayfa 94) diye kitaba yazılanı emirmiş gibi anlatması. Kadınlarla küçük kız çocuklarıyla birlikte olmak bir müslümanın göreviymiş ancak böyle Müslüman yapılırmış. Ne acı. İnsanı ne kadar çok değersizleştiriyor. Ama dünyanın bir diğer yüzü de bu. Görmediğimiz ama acı olan gerçeği. Hıristiyanlığa git onların tek doğrusu inandıkları dini, diğer dinlerin de aynı İslamda islamdı tek doğru. Ama ne farkederdi dini. Biz değil miydik? Yaradılanı Yaradandan ötürü seven. Biz bir insan değil miydik? Sadece
1000Kitap
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Reklam
Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.
8/10
·196 syf.··
2022 8. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2022 10:18
Bir yer doğal ve çoğunluk düşüncesiyle kolaylıkla nasıl yok olur? İyi ve kötü var mıdır? Varsa eğer nedir? Ayakta kalmak kolay mıdır? Ve huzur, mutluluk çok mu zordur? Umut hiç yok mudur? Hep bir doğruyu anlatmak için çaba mı sarf etmeli? Elimizdekileri hep kayıp etmemiz mi gerekir? Ya sevgi? Sevgi neydi? Bayrak, toprak, doğa, İnsan ve hayvan o dilsiz canların sevgisi? Hiçbir canlı boşa yaratılmamıştır. Canlılardan birine zarar verirsek eğer ekolojik dengede bozulacağı için bir yerde mutlaka patlak verecektir. Verdiğimiz her türlü zararların sonuçlarını, katlanılan sonuçları bir düşünelim...Etrafımıza,yaşamımıza, geçmişimize ve şimdiye bakıp sorgulamamız gerekir. Sorgulayalım olan biten her şeyi. O zaman anlayabiliriz gerçeği.. Hayat denilen o şeyi, yaşamı. Basit anlatımlı güzel bir kitap tavsiye ederim.
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Kalbimize aşk dokunsun!!!
10/10
·626 syf.··
2022 3. kitabı
"Aşk mı? Gurur mu? Mesafe mi ? Yakınlık mı? Kalp mi? Akıl mı? Her ne olursa olsun eğer gerçek bir sevgi varsa olmayacak şey yok. Aslında sevgide, aşkta bu değil mi? Ne yaşarsan yaşa, hayat seni nereye götürürse götürsün kaderin bağlanmışsa birbirine nerede olursan ol o seni bulur bağlar kendine. Ve acı olsa da hayat , bizi bu dünyaya değil midir bağlayan Aşk? Sevgi değil miydi dünyayı kurtaracak, insanı iyileştirecek olan? Kalbimize aşk dokunsun, sevgi dokunsun işte o zaman her şey güzel olacak." Diyerek başlamak istiyorum. Evet bu kitap beni gerçekten etkiledi ki yoruma başlarken böyle sözcükler döküldü dilimden, içimden.Okurken kendimden geçtiğim, kendimden kesitler bulduğum bu yüzden de kaptırarak okuduğum kalbime dokunan bir kitap. İçimi yansıtan, iç döken bir kitap. Şiddetle okuyun. Eminim sizde kendinizi bulacaksınız. Jane Eyre Charlotte Brontë
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 20:16
Ahmet Ümit ili ilk Patasa kitabı ile tanıştım. Tüm eserleri dikkatimi çekiyordu. Hepsini almak istiyordum ama hemen her zaman her an olmayabiliyor. Patasana da gerçekten güzeldi. Ayrı bir tat almıştım okurken. Sonra Kırlangıç Çığlığı çıktı. Çıktığı sene zaten ilgimi çekmişti ama bir türlü okuma fırsatı yakalayamamışken şimdi buldum ve okudum. Gerçekten çok başka bir tat. Çok içeriğine girmek istemiyorum okumak isteyen arkadaşlarımın merakını gidermek olur. O tadı okurken almalarını isterim. Her zaman ki gibi akıcı bir anlatıma sahip olan Kırlangıç Çığlığı'nı okurken kendinizi kaptırmamanız mümkün değil. Günümüzde hiç duymak istemediğimiz ama ne yazık ki bir kısmımızın maruz kaldığı o iğrenç olayları çözüme ulaştırmayı konu ediniyor aslında. Neler neler oluyor diyorsunuz. Gözünüzde öyle bir canlanıyor ki sanki siz içinde siz varsınız ve siz yaşıyorsunuz. Sanki sizin başınızdan geçiyormuşçasına tahminler yürütüyorsunuz. Gerçekten müthiş bir kitap özellikle sonuna yaklaşmaya başlayınca aslında ne kadar kaptırmışım ki dediğim gibi tahminde bulunurken kesin bu dediğim karakterden kitabın yarısından sonra daha da netleştiğini anladım ve doğru sonuç olduğunu gördüm. Tabi sonlara yaklaşınca ayrı bir heyecana büründüm fazla bir heyecan. Son sayfaya geldiğimde içimde bir boşluk oluştu. Bir şey yarım kalmıştı. Bitti mi dedim üzülerek. Gerçekten bitmişti. Bu kitap tamamen her duyguyu, sevinci, heyecanı, şüpheyi, aşkı, merhameti, duygusuzluğu, güveni ve güvensizliği, insan denilen varlıkların yani bizlerin nasıl hallere büründüğünü,neler yapabileceğini daha fazlasının olduğunu düşünerek söylüyorum ama bir kısmını Ahmet Ümit 400 sayfaya sığdırmış. Keşke dünya bu kadar kötü olmasa derken daha fazlasının olduğu aklıma geliyor ve üzülüyorum. Kırlangıç Çığlığı da okurken her şeyi
İnsan
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma