Ece Nur

ayakta tedavi edilen bir hasta gibi ben bu ayrılıkta üzerime düşen her şeyi yaptım yürüdüm su içtim kafa salladım dedim tanrım artık taburcu et beni
Alıntı
Taner isimli okura yanıt verildi
Ece Nur
Hastanın taburcu edilmesi için ölçüt tam olarak iyileşmesi değil, idare edebilecek kadar toparlanmasıdır. Yaralar evde de kabuk bağlar.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Alaaddine sihirli lambayı ben sattım
2/10
·206 syf.··
2024 77. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 19:55
Bu incelemenin ironik ve samimi bir inceleme olacağını şimdiden söylesem iyi olur çünkü bu kitabı başka türlü incelemeye gerek olmadığını düşünüyorum. Sahafta kitap takası yaparken gözüme çarpan Rezonans Kanunu'nu bu kadar yücelten şeyin ne olduğunu merak ettiğimden almıştım. Aldığım gibi de okumaya başladım, okuduğum gibi de her süslü ve içi boş cümlelere "aynen" ibaresini yapıştırarak kitabı bitirdim. İşte 4 maddede Rezonans Kanunu: 1) ALINTI SÜSLEMESİ Güney Afrika eski başkanı Nelson Mandela'dan tutun, Thoreau, Lao Tzu, Albert Einstein, Thomas Edison, Malraux, Buda, Goethe, Mark Twain, Keller, Kafka vb. isimlerin sözleriyle beraber farklı uygarlıkların atasözlerine kadar kullanılan alıntılarla adeta gözleriniz kamaşıyor. Fakat nedense yazarımız(!) "Pierre Franckh" tan güzel bir alıntı yakalayamıyoruz. 2) SAYFA SAYISI İLE MADDİ GETİRİNİN PARALELLİĞİ Kitap 206 sayfa ama maksimum 50 sayfalık bir kitap olması gerekirdi. Hatta kitap olmaması gerekirdi de neyse. Belki de psikolog odasının bekleme salonunda motivasyon aşılayan bir broşür olmalıydı. Yazarın adeta antolojiyi andıran kitabındaki alıntı bolluğunun karşılığını yeterince aldığını düşünüyorum. hem bölüm başlarına hem de tek bir sayfaya, edebiyata adını yazdırmış insanların sözlerini koyarak gerçekten büyük bir iş başarmış.(!) Kendisi aynı zamanda motivasyon konuşmacısı, açılış konuşmacısı, iş adamı, seminer lideri, oyuncu ve film yönetmeniymiş. Bir de tüm bunlar varken neden yazar olmasın değil mi? Zaten son dönemde bu motivasyoncu tayfalarda kitap çıkarma arzusu oluyor ya da biz ona maddi arzular da diyebiliriz. Her taraftan bilinip, popüleriteyi elinde bir silah gibi kullanmak istiyor bu motivasyoncu bozuntular. 3) REZONANS ALANI İLE İSTEKLERİ GERÇEKLEŞTİRMEK 50 sayfa fikrimden vazgeçtim. Bu kitap tek
Edebiyat
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Ece Nur
Kitabı okuma listeme eklemiştim, o kadar çok övülüyor ki! Ancak övülen birçok şeyin altının boş çıktığı gerçeği tekrar tekrar yüzüme çarptı. İncelemeniz yönlendirici olmuş, teşekkür ederim.
Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek okumayı sevmiyorum, ama bu kitabı İlber Hoca tavsiye ettiği için okuma gereği duydum. Eleştirime geçmeden önce kısaca kitaptan bahsedeyim. ~ Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölüm ağırlıklı olarak Karahanlı dönemi, ikinci bölüm Selçuklu dönemi, üçüncü ve dördüncü bölümler ise yakın tarihin olaylarını ele alıyor. Tabi isminden de anlaşılacağı üzere İran coğrafyasının tarihi anlatılıyor. Kitapta, ilk iki bölüm itibariyle Ömer Hayyam ve onun yaşadığı dönem hikayeleştiriliyor. Üç ve dördüncü bölüm ise Ömer adını alan bir Amerikalı’nın Ömer Hayyam’ın eseri olan Rubailer’i bulma arayışını hikayeleştirilerek, İran’ın yakın tarihini aktarıyor. ~~ * Birinci eleştirim, yazarımız sanırım Lübnan’lı ve Fransa’da yaşamını sürdürüyor… yani yazarımız bir Arap :) İnsanların milli kimlikleriyle ilgili benim bir sorunum yok, ama bir çok Arabın Türklerle sorunu var! Yazarda da bunu gözlemledim bu kitapta. İlk bölüm ve İkinci bölüm itibariyle Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını çok küçük gösteren cümleler sarfediliyor. Alparslan ve özellikle Melikşah’ı tanımasak, vasıfsız kişiler olarak yutturacak bize Amin Maalouf! Özellikle Melikşah dedim çünkü Melikşah’tan söz edildiği yerleri dikkatlice okuduğunuzda yazarın Melikşah’ı ciddi anlamda gömdüğünü görebilirsiniz. Selçuklu Tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan, koca Melikşah’ı, haremin oyuncağı haline getirmiş. Tamam tarihi roman yazmışsın, iyi hoş, çok güzel, ama yapma; tarihi bilmeyen insanlar bu romanı okuyunca koca Melihşah’ı senin anlattığın gibi pısırık,vasıfsız olarak tanıyacaklar. Hele o Alparslan ve halifenin kızıyla evlenme
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
Ece Nur
Bir tarihçinin gözünden yapılan bu yorum oldukça hoşuma gitti. Zira kitabı okurken ben de bir Türk düşmanlığı sezmiş ancak bunu milli hasassiyetimin bir kuruntusu sanmıştım. Aynı zamanda kullanılan üslubun beni ciddi anlamda rahatsız ettiği noktalar oldu. Popüler olan kitapların çok iyi kitaplar olduğu, okunması gerektiği algısını yıkmamız gerekiyor. Çünkü sizin de değindiğiniz gibi bazı mevzular o kadar ince işlenmiş ki bilginiz olmadan yahut araştırmadan okuduğunuz takdirde anlatılan birçok şeye inanabilirsiniz.