Her hikaye biraz eksik başlar. Herkes yarımdır biraz. Boşa konsa dolmaz, doluya konsa sığmaz. Bir de Münip Efendi gibiler var. Hiçbir yeri doldurmayan, bir yere sığamayan, var ama yok gibi insanlar.
Eğer acı çeken bir dostun varsa, dinleneceği yer ol acısının; ama adeta sert bir yatak gibi ol, bir sahra yatağı gibi: en çok böyle faydan dokunur ona.
Ve bir dostun kötülük yaparsa sana, de ki: " Bağışlıyorum seni bana yaptığından ötürü; ama kendine yaptığını- nasıl bağışlayabilirdim ki bunu?"
Böyle dile gelir tüm büyük sevdalar: bağışlamayı ve merhameti de aşar onlar.